BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ HAZRETLERİ HZ. İSA (AS)’IN ŞAHSI MANEVİ DEĞİL, BİR ŞAHIS OLARAK GELECEĞİNİ SÖYLEMEKTEDİR

Said Nursi hazretleri Risale-i Nur Külliyatında içinde bulunduğumuz ahir zamanda Hz. İsa (as)’ın ŞAHIS OLARAK yeniden dünyaya geleceğini, deccalin fitnesini etkisiz hale getireceğini, İseviliği dejenere olmuş düşünce ve inançlardan arındıracağını ve İseviliğin Müslümanlığa tabi olarak İslam ahlakının tüm dünyaya hakim olacağını anlatmaktadır. Risale-i Nur’un hiçbir yerinde Hz. İsa (as)’ın şahsı manevi olarak geleceği söylenmemiştir. Üstad Hazretleri Osmanlıca, […]

Continue Reading

ÜSTAD; HZ. MEHDİ (A.S.)’IN BAŞKUMANDAN OLMASI, ADALET VE HAKKANİYETLE HÜKMETMESİ YÖNÜNDEKİ İZAHLARINI KURAN’I KERİM AYETLERİNİ VE PEYGAMBERİMİZ (S.A.V.)’İN HADİS-İ ŞERİFLERİNİ TEMEL ALARAK KALEME ALMIŞTIR

…evet, yüzer mukaddes kahramanları yetiştiren ve binler mânevî kumandanları ümmetin başına geçiren ve Kuran’ın hakikatlerinin mayasıyla ve imanın nuruyla ve islâmiyetin şerefiyle beslenen, olgunlaşan, Peygamberimiz (s.a.v.)’in ev halkı, ELBETTE ÂHİR ZAMANDA, İSLAM DİNİNİN, KURANI KERİM’İN VE HZ. MUHAMMED’İN SÜNNETİNİN CANLANDIRILMASIYLA, İLANI İLE, HÜKÜMLERİNİN YERİNE GETİRİLMESİYLE, BAŞKUMANDANLARI OLAN BÜYÜK MEHDÎNİN  KUSURSUZ ADALETİNİ VE HAKKA UYGUNLUĞUNU DÜNYAYA GÖSTERMELERİ […]

Continue Reading

BEDİÜZZAMAN HAZRETLERİ ”KÜFRÜN BELİ KIRILDI” DİYEREK, ”KÜFRÜN ETKİSİ AZALDI” DEMEKTEDİR. HZ. MEHDİ (AS) DEVRİNDE İSE KÜFÜR FİKREN TAMAMEN SON BULACAKTIR -1-

Bediüzzaman Hazretleri, Risale-i Nur’da deccaliyet ve süfyaniyet önce gittikçe yayılacak, sonra Hz. İsa (as) ve Hz. Mehdi (as)’ın fikri mücadeleriyle bu fitneler tamamen son bulacak, demiştir. Tabiiyyun, maddiyyun felsefesinden (materyalizm, Darwinizm’den) tevellüd eden (doğan) bir cereyan-ı Nemrudane (isyankar bir cereyan), GİTTİKÇE ÂHİR ZAMANDA FELSEFE-İ MADDİYE VASITASIYLA (materyalist felsefe vesilesiyle) İNTİŞAR EDEREK (yayılarak) KUVVET BULUP, Uluhiyeti (Allah’ın varlığını) inkâr edecek bir dereceye gelir. (Mektubat s. 57) Tabiiyyun, maddiyyun felsefesinden […]

Continue Reading

BEDİÜZZAMAN HAZRETLERİ ”KÜFRÜN BELİ KIRILDI” DİYEREK, ”KÜFRÜN ETKİSİ AZALDI” DEMEKTEDİR. HZ. MEHDİ (AS) DEVRİNDE İSE KÜFÜR FİKREN TAMAMEN SON BULACAKTIR -2-

Bediüzzaman Hazretleri kendi devrinde yaptığı imani çalışmayla dinsizliğe fikren önemli bir darbe indirmiştir. Ancak bu fikri darbe küfrü tamamen yok edici değil, ETKİSİNİ AZALTICI BİR FİKRİ DARBEDİR. Üstadımız, Hutbeyi Şamiye’de Hicri 1371 (Miladi 1952) yılından sonra İslam aleminde meydana gelecek gelişmeleri anlatmıştır. Bu hutbesinde küfrün tam olarak etkisiz hale getirilmesinin ise, Hz. Mehdi (as) devrinde olacağını […]

Continue Reading

BEDİÜZZAMAN HAZRETLERİ ”KÜFRÜN BELİ KIRILDI” DİYEREK, ”KÜFRÜN ETKİSİ AZALDI” DEMEKTEDİR. HZ. MEHDİ (AS) DEVRİNDE İSE KÜFÜR FİKREN TAMAMEN SON BULACAKTIR -3-

Bediüzzaman Hazretleri kendi yaşadığı dönemde küfrün etkisini azaltacak ilmi bir çalışma yapmış, ancak küfrün fikren tamamen son bulmasına vesile olmamıştır. HZ. MEHDİ (AS)’IN ise AHİR ZAMANIN EN BÜYÜK FESADINA SON VERİP ZULMÜ DAĞITACAĞINI söylemektedir. AHİR ZAMANIN EN BÜYÜK FESADI ZAMANINDA (fitnelerin en yoğun olduğu dönemde), elbette EN BÜYÜK BİR MÜÇTEHİD(ihtiyaç oluştuğunda ayetlerden hüküm çıkaran büyük İslam alimi) hem EN BÜYÜK BİR MÜCEDDİD (her yüzyıl başında […]

Continue Reading

BEDİÜZZAMAN HAZRETLERİ, ”BUNDAN BİR ASIR SONRA” DERKEN 1910’DAN YÜZYIL SONRASINDAN YANİ 2010’DAN BAHSETMEKTEDİR

Bediüzzaman Hazretleri Birinci Şua’da Tevbe Suresi’nin 32. ayetinin çeşitli ebced değerlerini hesaplayarak, farklı tarihlerle ilgili önemli bilgiler vermektedir. Verdiği tarihler arasında Hicri 1324, Hicri 1354, Hicri 1284 gibi değişik tarihler bulunmaktadır. Ancak Bediüzzaman Hazretleri’nin “bundan bir asır sonra” ifadesinde bildirdiği ebced Miladi 1910’dur. Ağızlarıyla Allah’ın nurunu söndürmek istiyorlar. Oysa kafirler istemese de Allah, Kendi nurunu […]

Continue Reading

BEDİÜZZAMAN HAZRETLERİ, AHİR ZAMANIN İMANI VE AKLI ZAYIF, ENANİYETLİ DİN ALİMLERİNİ ŞÖYLE TANIMLIYOR

1-) “Kıyamet alâmetlerinden ve âhir zaman vukuatından (olaylarından)ve Bâzı a’malin (amellerin) fazilet ve sevaplarından bahseden hâdîs-i Şerife güzelce anlaşılmadığından, akıllarına güvenen bir kısım ehl-i ilim (ilim sahibi), onların bir kısmına zaîf (zayıf) veya mevzu (hadis) demişler. İMANI ZAYIF VE ENANİYETİ KAVİ  bir kısım da (aklını beğenen, kendini büyük, kusursuz ve üstün gören; ve adeta kendi nefsini putlaştıran kişiler de (Allah’ı tenzih ederiz)), inkâra kadar […]

Continue Reading

MEHMET ALİ KAYA’NIN; ÜSTAD ”BİR ASIR SONRA” İFADESİYLE 1977 YILINI VE NUR ŞAKİRTLERİNİ KAST ETMİŞTİR” İDDİASINA CEVAP

Nur talebelerinden Mehmet Ali Kaya Asırların Rehberleri Mücedditler ve Kıyamet alametleri, Deccal-Mehdi” adlı kitabının 239. Sayfasında şöyle bir açıklamada bulunmaktadır: Bediüzzaman 1877’de Mevlana Halid’in şakirtleri, bir asır sonra da Mehdi’nin şakirtleri mücadele edecek buyurmuş. O zaman 1977 yılında kimin şakirtleri var? Bediüzzaman Said Nursi’nin… Bunu teyit eden, Mevlana Halid kolunun şeyhlerinden İsmet Efendi tarikat üsulunu beyan eden […]

Continue Reading

Risale-i Nur’da Hz. İsa (a.s.)’ın İkinci Kez Yeryüzüne Gelişi (3)

KADİR-İ KÜLLİ ŞEY (HERŞEYE MUKTEDİR OLAN YÜCE ALLAH) VAAD ETMİŞ ELBETTE YAPACAKTIR: Bediüzzaman, bu kutlu olayların gerçekleşmesinin Yüce Allah’ın bir vaadi olduğuna dikkat çekmektedir. Allah Kuran’da tüm inananları, İslam ahlakının yeryüzüne hakim olacağı konusunda müjdelemektedir. Allah’ın bu vaadi bir ayette şöyle bildirilmiştir: Allah, içinizden iman edenlere ve salih amellerde bulunanlara vaad etmiştir: Hiç şüphesiz onlardan […]

Continue Reading

Risale-i Nur’da Hz. İsa (a.s.)’ın İkinci Kez Yeryüzüne Gelişi (3)

HAZRET-İ İSA (A.S.)’IN NÜZULÜ İLE (YERYÜZÜNE İNİŞİYLE) O DİNSİZ MESLEK MAHVOLUR: Bediüzzaman, Kuran ayetlerinde yer alan işaretlere ve hadislerde verilen bilgilere dayanarak, Hz. İsa (a.s.)’ın yeryüzüne yeniden geleceğini söylemektedir. Bediüzzaman burada kullandığı “NÜZUL” kelimesiyle, Hz. İsa (a.s.)’ın “bir mana, bir ruh ya da temsili bir şahıs” değil, Allah’ın bir mucizesi olarak insani bedeniyle ikinci kez […]

Continue Reading

Risale-i Nur’da Hz. İsa (a.s.)’ın İkinci Kez Yeryüzüne Gelişi (2)

NUR-U İMANIN DİKKATİYLE (İMANIN IŞIĞIYLA) BİLİNİR; HERKES BİLEMEZ: Bediüzzaman, çevresindeki insanların, Hz. İsa (a.s.)’ın ahir zamanda beklenen peygamber olduğunu ancak “İMANLARIYLA FARK EDEBİLECEKLERİNİ” söylemiştir. Bu da yine Bediüzzaman’ın Hz. İsa (a.s.)’dan bir şahs-ı manevi olarak söz etmediğini açıkça ortaya koymaktadır. Bediüzzaman burada açıkça insanların bir şahs-ı maneviyi değil, “BEKLEDİKLERİ BİR ŞAHSI” tanımalarından bahsetmektedir. Bediüzzaman ayrıca […]

Continue Reading

Hz. İsa (a.s.) ve Hz. Mehdi (a.s.) Bu Yüzyılda Gelecektir

Her yüz senede bir din ahlakını bidatlerden kurtarmak ve yenilemek için Allah tarafından bir zatın gönderildiği, Sünen-i Ebu Davud, Mektubat-ı Rabbani gibi büyük ve muteber ehli sünnet alimlerinin eserlerinde açık bir şekilde belirtilmiştir: Ebu Hureyre’nin rivayetine göre; Resulullah (sav) şöyle buyurmuş: Gerçekten Aziz ve Celil olan Allah her yüz senenin başında şu ümmetin dinini bidatten […]

Continue Reading

Hz. Mehdi’nin Görevleri -3-

Bediüzzaman burada bir cemiyetin varlığından bahsetmiştir. Bu cemiyet, Bediüzzaman’ın “o gelecek zat” sözleriyle müjdelediği Hz. Mehdi’nin yardımcılarının ve destekçilerinin oluşturduğu bir cemiyettir. Bediüzzaman eserlerinin pek çok yerinde Peygamberimiz (sav)’in hadisleri doğrultusunda Hz. Mehdi’nin bir cemaati olacağını ve cemaatin Hz. Mehdi’nin yapacağı faaliyetlerde onun yardımcıları olacağını belirtmiştir. Ancak Hz. Mehdi’nin bu hareketin önderi ve lideri olarak, […]

Continue Reading

Bediüzzaman Hz. Mehdi’nin 3 görevini açıklıyor.

Ve ONUN ÜÇ BÜYÜK VAZİFESİ OLACAK. (Emirdağ Lahikası, s. 260) Bediüzzaman eserlerinde “Hz. Mehdi’nin bir veya iki görevi değil, tam olarak ÜÇ GÖREVİ olduğunu” bildirmektedir. Bu üç görevi birarada yerine getirmeyen şahısların ise ahir zamanın Büyük Mehdisi olamayacağını ifade etmiştir. Bediüzzaman’ın bu konudaki detaylı açıklamalarına rağmen, bu önemli gerçek gözardı edilerek Bediüzzaman’ın Mehdi olabileceği yönünde […]

Continue Reading

Bediüzzaman, önceki alimlerin Ahir Zamanın Büyük Mehdisi Olamadıklarını Belirtmiştir

Bediüzzaman sözlerinde pek çok kez, ne önceki yüzyıllarda gelen müceddidler zamanında ne de kendi yaşadığı dönemde, Hz. Mehdi’nin üç görevinin birarada yerine getirilemediğini ve bunu ancak Hz. Mehdi’nin gerçekleştirebileceğini belirtmiştir. Bediüzzaman’ın bu konuyu açıklayan sözlerinden biri şöyledir: Gerçi her asırda hidayet edici, bir nevi Hz. Mehdi ve müceddid geliyor ve gelmiş. Fakat HER BİRİ ÜÇ […]

Continue Reading

Bediüzzaman Kendi Yaşadığı Dönemde, Hz. Mehdi’nin Üç Görevinin Birarada Yerine Getirilmesinin Mümkün Olmadığını Belirtmiştir

Bediüzzaman’ın yukarıda ele alınan sözleri, Hz. Mehdi’nin, siyaset ve saltanat alanında yerine getireceği çok büyük ve önemli faaliyetler olduğunu delilleriyle birlikte ispat etmektedir. Hz. Mehdi’yi, önceki müceddidlerden ayıracak ve insanlara tanıtacak en önemli alametlerden biri, “Hz. Mehdi’nin bu görevlerin tümünü birarada gerçekleştirmesi” olacaktır. Peygamberimiz (sav)’in hadislerinde ve Bediüzzaman’ın eserlerinde tüm bunlar delilleriyle birlikte çok detaylı […]

Continue Reading

Bediüzzaman “Çok Vazifeleri Var” Sözleriyle İfade Ettiği Hz. Mehdi’nin Görevlerini Nasıl Açıklamıştır?

Hz. Mehdi’nin Birinci Görevi: Bediüzzaman, ateist felsefelerin ahir zamanda tehlike oluşturacağını bildirmiş, özellikle Darwinist, materyalist felsefelerin ateizmle güç bulacaklarını ve Allah’ın varlığını inkar edecek tehlikeli bir çizgiye geleceklerini ifade etmiştir. Bu nedenle “Hz. Mehdi’nin birinci vazifesinin, maddecilik fikri yani Allah’ı inkar üzerine kurulmuş materyalist, Darwinist ve ateist felsefelerle fikren mücadele etmek ve bu felsefelerin insanlar […]

Continue Reading

Bediüzzaman “Hz. Mehdi’nin, Siyaseti Hangi Dönemde Tam Anlamıyla Dindar İsevilere Bırakacağını” Söylemektedir?

Bediüzzaman’ın Emirdağ Lahikası’na ait, yayınlanmamış mektubunda bahsettiği “Hz. Mehdi’nin siyaseti dindar İsevilere bıraktığı dönem; Hz. Mehdi’nin siyaset ve saltanatla ilgilenmediği, iman hakikatlerini neşr ile uğraştığı BİRİNCİ SAFHA”dır. Bediüzzaman’a göre Hz. Mehdi bu devrede siyaseti tam olarak dindar İsevilere, yani henüz Müslüman olmamış Hıristiyanlara bırakacaktır. Nitekim Bediüzzaman da sözlerinde “Hz. Mehdi’nin siyaseti tam dindar İsevilere bıraktığı […]

Continue Reading

Bediüzzaman Hz. Mehdi’nin, Birinci Görevini Yaparken Siyasetle İlgilenmeyeceğini Nasıl Açıklamıştır?

Bediüzzaman Hz. Mehdi’nin, görevlerine başladığı birinci safhada vazifesine birinci görevi olan iman hakikatleri konusunu esas alarak başlayacağını; siyaset ve saltanat alanlarındaki görevlerini ise daha sonraki zamanlarda gerçekleştireceğini açıklamıştır. Bediüzzaman’ın bu konudaki sözleri şöyledir: … Bu zamanda öyle fevkalade hakim cereyanlar (fikir akımları) var ki, herşeyi kendi hesabına aldığı için, faraza (farz edelim) hakiki beklenilen ve […]

Continue Reading

Bediüzzaman, Hz. Mehdi’nin Görevlerini “Üç Ayrı Dönemde” Yerine Getireceğini Açıklamıştır

Çok defa mektuplarımda işaret ettiğim gibi, MEHDİ AL-i RESUL’ÜN TEMSİL ETTİĞİ KUDSİ CEMAATİNİN ŞAHS-I MANEVİSİNİN ÜÇ VAZİFESİ VAR. Eğer çabuk kıyamet kopmazsa ve beşer (insanlar) bütün bütün yoldan çıkmazsa, o vazifeleri onun cemiyeti ve seyyidler (Peygamberimiz (sav)’in soyundan gelenler) cemaati yapacağını rahmet-i İlahiyyeden (Allah’ın rahmetinden) bekliyoruz. ve ONUN ÜÇ BÜYÜK VAZİFESİ OLACAK. (Emirdağ Lahikası, sf. […]

Continue Reading

Bediüzzaman Hz. Mehdi İçin Kullandığı “Çok Vazifeleri Var” Sözleriyle Neyi İfade Etmektedir?

Bediüzzaman Hz. Mehdi’nin görevlerini açıkladığı sözlerinde “Büyük Mehdi’nin ÇOK VAZİFELERİ VAR…” (Şualar, s. 590) şeklinde bildirmektedir. Bu sözlerinin devamında ise yine Hz. Mehdi için “ÇOK DAİREDE İCRAATLARI OLDUĞU GİBİ…” ifadesini kullanmaktadır. Bahsi geçen Emirdağ Lahikası’ndaki yayınlanmamış mektubunda ise Hz. Mehdi için “… o zat-ı mübarek’in (mübarek şahsın) veyahut onun cemaat-i nuraniyesinin (nurani cemaatinin) şahs-ı maneviyesinin […]

Continue Reading

Bediüzzaman Emirdağ Lahikası’ndaki Yayınlanmamış Mektubunda Bahsi Geçen “Dindar İseviler” Sözleriyle Kimleri Kastetmektedir?

“Gerçi hakikat noktasında ahir zamanda gelecek büyük Hz. Mehdi siyaseti tam dindar İsevilere bırakıp yalnız İslamiyet hakikatlarını isbata, izhara (açığa çıkarmaya, ortaya koymaya, göstermeye), icraya (uygulamaya, tatbik etmeye, yerine getirmeye) çalışır…” (Emirdağ Lahikası – 1) Bediüzzaman Emirdağ Lahikası’ndaki mektubunda Hz. Mehdi’nin “siyaseti tam dindar İsevilere bırakacağını” ifade etmiştir. Bediüzzaman’ın bu sözlerinde “dindar İseviler” sözleriyle kimleri […]

Continue Reading

Bediüzzaman, Hz. Mehdi ile İlgili Olarak Kullandığı “Siyaset” Kavramı ile Ne Kastetmektedir?

Bediüzzaman’ın Hz. Mehdi’nin siyaset alanındaki görevine ilişkin sözlerinin daha iyi anlaşılabilmesi için öncelikle Bediüzzaman’ın “siyaset” kavramını ne anlamda kullandığının ve “Hz. Mehdi’nin siyaset alanında yerine getireceği icraatlar” ifadeleriyle ne kastettiğinin tam olarak açıklanması gerekmektedir. Bediüzzaman Eserlerinde “İki Ayrı Siyaset Kavramı”ndan Bahsetmektedir Bediüzzaman eserlerinde “iki ayrı siyaset kavramı”ndan bahsetmektedir. Bunlardan birincisi, Bediüzzaman’ın da hayatı boyunca uzak […]

Continue Reading

Bediüzzaman “Hz. Mehdi’nin Hem Diyanet, Hem Siyaset Hem De Saltanat Alanlarında Mehdilik Yapacağını” Belirtmiştir

Büyük İslam mütefekkiri Bediüzzaman Said Nursi eserlerinde, yüzyıllardır tüm İslam aleminin beklediği Hz. Mehdi’nin gelişi hakkında Peygamberimiz (sav)’in hadisleri doğrultusunda detaylı açıklamalarda bulunmuştur. Bediüzzaman hadislerde verilen bu bilgilere dayanarak, ahir zamanda gelecek olan Hz. Mehdi’nin üç ayrı alanda birden Mehdilik yapacağını yani, hem “SİYASET MEHDİSİ” hem “SALTANAT MEHDİSİ” hem de “DİYANET MEHDİSİ” olacağını belirtmiştir. Bediüzzaman’ın […]

Continue Reading