Münafığın Hayatı Aşağılanmış Olarak Son Bulur

Münafığın bünyesine en hakim olan duygu ‘aşağılık kompleksi’ dir. Bu haklı bir komplekstir çünkü münafık gerçekten de, ‘dünyanın en aşağılık karakterine sahiptir’. İnandığı hak olan hiçbir değeri, uğruna yaşamak isteyeceği hiçbir ülküsü, hiçbir inancı yoktur. Bukalemun gibi, her girdiği ortama göre farklı bir ahlak gösterir. İnançtan inanca, kültürden kültüre, felsefeden felsefeye geçer. Çünkü münafığın bu hayattaki en büyük rüyası, […]

Continue Reading

Münafık ‘Belki İman Eder’ Diye Sabretmek ve Onu Kuran Ahlakına Çağırmak Önemli Bir Müslüman Vasfıdır

Allah Kuran’ın, “Dedi ki: “Rabbim, beni kışkırttığın şeye karşılık, and olsun, ben de yeryüzünde onlara, (Sana başkaldırmayı ve dünya tutkularını) süsleyip-çekici göstereceğim ve onların tümünü mutlaka kışkırtıp-saptıracağım. Ancak onlardan muhlis olan kulların müstesna.” (Hicr Suresi, 39-40) ayetleriyle, şeytanın dünyadaki tüm insanları saptırmak için her türlü çabayı harcayacağı haber verilmiştir. Karşısındaki kişi Müslüman da olsa, inkarcı, müşrik ya da […]

Continue Reading

Münafığın Varlığı Müslümanlar için Sürekli Hayra Dönüşür

Kuran ayetlerini bilmeyen bir insan, sanki Müslüman toplumları arasından hiç münafık çıkmasa, her şey çok daha iyi ve Müslümanların çok daha lehine olurmuş gibi düşünebilir. Oysaki münafığın varlığı, zahiren her ne kadar farklı görünse de, Müslümanlar için büyük bir rahmettir. Münafığın en çok istediği şeylerden biri ‘Müslümanlara zarar vermek’ olduğu halde, ‘münafık istemeden ve farkında olmadan onlara sürekli […]

Continue Reading

Münafık Alametlerini Dinleyip Öğrenmek Müslümanlara Fayda Verir

Peygamberimiz (sav) bir hadisinde münafıklarla Müslümanların farkını, “Allah’tan ancak mümin olan korkar ve ondan ancak münafık kendini emniyette hisseder.” (Buhari, ”İman”, 36; Firyabi, a.g.e, s. 60) sözleriyle açıklamıştır. Müslüman olan kişi, münafık alametlerini duyduğunda Allah’tan korkup sakınan kişidir. Ahlakı ne kadar güzel olursa olsun, iman eden bir kimse, Allah’ın Kuran’da bildirdiği tüm öğüt ve hatırlatmaları, hiçbir ayrım yapmaksızın […]

Continue Reading

Münafığı Sabırla ve Dikkatle İzleyip Onun Şeytani Sanatını Öğrenmek Gerekir

Allah tarihin başlangıcından bu yana iyi ile kötüyü bir arada yaratmış, insanların vicdanlarını kullanarak bu ikisi arasında doğru olanı seçmelerini istemiştir. Kuşkusuz ki Allah dilemiş olsa, dünyayı sırf iyilikle, güzellikle dolu olacak şekilde yaratır ve kötülüğü hiç yaratmazdı. Ama Allah pek çok hikmetle iyinin yanında kötüyü de var etmiştir. Kötülüğün savunucusu ve lideri olan şeytan, […]

Continue Reading

Münafık Sürekli Ayrıldığında Yaşayacağı Kirli Hayatın Planlarını Kurar

Münafıklar ikiyüzlülüğü ve sinsiliği hayat şekli haline getirmiş insanlardır. Müslümanların yanında, gizlice onların aleyhinde faaliyetler yaparak, hiçbir şey yokmuşçasına hayasız bir şekilde onlarla yaşamlarını sürdürürler. Müslümanların yüzlerine gülüp onların kendilerine sağladığı imkanlardan, güzel ve fedakar ahlaklarından, güvenilir ortamlarından, hoşgörülerinden, merhametlerinden kesintisiz olarak istifade ederken, aslında içten içe onlara olabilecek en fazla zararı verebilmenin planlarını kurarlar. […]

Continue Reading

Münafık, Müslümanlara Zarar Vermeye Devam Edebilmek için Ayrılış Vaktini Erteler

Münafık çok korkak ve aşağılık bir karaktere sahiptir. Bir yandan Müslümanların arasında, onlara karşı sinsi oyunlar oynarken, bir yandan da sürekli fark edilme ve yakalanma korkusu içerisinde yaşar. Kurduğu tuzakların, yaptığı sahtekarlıkların, küfürle olan işbirliğinin ortaya çıkması durumunda, Müslümanların onu aralarından uzaklaştırmasından şiddetle korkar. Çünkü münafık Müslümanların yanından ayrılmadan önce, küfürde kuracağı hayatına dair tüm sistemlerini […]

Continue Reading

Münafık Sürekli Kaçıp Gitme Eğilimindedir Ama Müslümanlardan Elde Ettiği Menfaatleri Bırakamaz

Münafık garip bir varlıktır. Küfre derin bir hayranlık ve onların yaşadığı hayata karşı büyük bir özlem duyar. Müslümanlara karşı ise büyük bir öfke, kin ve nefret ile doludur. Ancak ilginçtir ki, istediği an Müslümanları bırakıp küfürdeki dostlarının yanına gitme özgürlüğü olduğu halde, ısrarla Müslümanların arasında yaşamayı tercih eder. Kitabın başından bu yana anlatıldığı gibi, bunun elbette […]

Continue Reading

Münafık, Üzerinde Oluşan ‘Münafık Alametlerini’ Gizlemeyi Başaramaz

Allah’ın münafıklık konusunda bir mucize ve Müslümanlar için bir rahmet olarak yarattığı bir durum da, ‘münafığın her ne yaparsa yapsın, üzerinde münafık alametleri oluşmasını engelleyememesi’ dir. Münafık çok şeytani bir zekaya sahiptir. Ve Müslümanların münafıkları gösterdikleri münafıkane tavırlar ile tanıyıp teşhis ettiklerini de çok iyi bilmektedir. Normalde, şeytanın da yardımıyla, bu zekasını kullanarak, münafık olduğunu ele verecek […]

Continue Reading

Münafığın En Izdırap Duyduğu Konulardan Biri Münafık Alametlerinin Anlatılmasını Dinlemektir

Münafığın canını en çok acıtan, ruhunu en çok yakıp kavuran konulardan biri, ‘münafıklığın sırlarını anlatan Kuran ayetlerini duymak, münafık karakterinin deşifre edilmesini dinlemek zorunda kalmak’ tır. Çünkü bu onun tüm oyunu bozacak, onun gizliliğini ortadan kaldıracak ve sinsice hareket edebilmesini tamamen engelleyecektir. Çünkü münafık, münafıklığını ancak ‘sinsiliği’ ve ‘gizliliği’ sayesinde istediği gibi yaşayabilir. Bu imkanlar elinden alındığında, eli […]

Continue Reading

Münafık Olaylar Karşısında Hep Taktik Değiştirir; Münafığın Her Zaman A, B, C Planları Vardır

Münafık kafasını sürekli şeytani yönde çalıştırdığı için olaylar karşısında ezbere hareket etmez ve tek bir yöntem kullanmaz. Şeytanın ilhamıyla hareket ettiği için, Müslümanlara çok farklı yönlerden yanaşabilir. Allah’ın Kuran’da şeytanı tarif ettiği şu ayet münafıklarda da tecelli etmektedir: “Sonra muhakkak önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım. Onların çoğunu şükredici bulmayacaksın.” (Araf Suresi, 17) Bunun yanı sıra […]

Continue Reading

Münafık, Suçüstü Yakalanmamaya Dikkat Eder; Seri Yalanlarla Suçlarını Örterek Kendini Masum Göstermeye Çalışır

Münafığı ele veren en önemli alametlerinden biri ‘yalan söyleme konusundaki şeytani mahareti’ dir. Münafık sinsi bir zekaya sahip olduğu için, sadece ağzına geldiği gibi yalan söylemez. Bir konuda yalan söyleyeceği zaman, o yalanın bütün altyapısını kapsamlı şekilde beyninde hazırlar. Özellikle de sahtekarlıklarının yakalanması ihtimaline karşı öne süreceği teviller zihninde hep mevcuttur. O yüzden münafığı ‘suçüstü yakalamak’ çok zordur. Oyunları […]

Continue Reading

Münafık, Sinsi Faaliyetlerinin Fark Edilmesinden ve Deşifre Olmaktan Çok Korkar

Faaliyetlerini sinsice ve gizliden gizliye yürütmeye çalışan münafıkların en çekindikleri konulardan biri de, Müslümanlar tarafından fark edilmektir. Onlara ihanet ettiklerinin, küfürle bağlantı halinde olduklarının ve gizlice bilgi aktardıklarının, Müslümanlar aleyhinde planlar kurduklarının anlaşılmasından çok çekinirler. Nihai amaçlarına ulaşana ve kendi istekleriyle Müslümanların yanından ayrılana kadar deşifre olmamak için çok büyük bir titizlik gösterirler. Bu ayrılık […]

Continue Reading

Münafık, Sürekli İyilik ve Güzel Ahlak Gördüğü Müslümanlara Karşı Çok Nankördür

Allah’ın Peygamberlere vahiyle bildirmesi dışında, ‘kimin cennete kimin cehenneme gideceğini bilmek’, dünya hayatında asla mümkün olamaz. Bu nedenleMüslümanlar, münafık karakterini en yoğun üzerinde barındıran, bu yönde çirkin bir cesareti ve ısrarı olan bir kişiye dahi, bir gün değişebileceğini ve ahlakını düzeltebileceğini düşünüp hep ümitvar bir bakış açısıyla yaklaşırlar. Müslümanlar münafıktaki şiddetli küfür alametlerini çok açık bir şekilde […]

Continue Reading

Münafık, “Allah’a Çok Şükür” “Elhamdülillah” İfadelerini Neredeyse Hiç Kullanmaz; Şükredip Allah’ın Üzerindeki Lütfunu Takdir Etmez

Müslümanları küfürden ayıran en belirgin özelliklerinden biri, kalplerinde olduğu gibi, dillerinde de sürekli, dünyada herkesten çok sevdikleri ‘Rabbimiz’in adının’ olmasıdır. İman edenler her şeyi yaratan, insanlara, olaylara hükmeden tek ve sonsuz gücün yalnızca Allah olduğunu bilirler. Ve Allah dilemeden insanların, lehlerinde ya da aleyhlerinde hiçbir şeye güç yetiremeyeceklerinin, Allah’ın dilediğine rızkını ve lütfunu genişletip dilediğine de daraltacağının […]

Continue Reading

Münafık, Kendisine Verilen Her Nimet ve İmkanı Huzursuzluk Çıkarmak için Kullanır

Müslümanların hayatı çok huzurlu ve güzeldir. Her yeni güne uyandıklarında Müslümanlar yine hep güzellik arar, kendi tavırlarıyla bulundukları ortama güzellik katmaya çalışırlar. Münafık ise bunun tam tersi bir ahlaka sahiptir. Müslümanların huzurlu, mutlu olmasından, güzel bir hayat yaşamasından çok büyük bir rahatsızlık duyar. Bu nedenle onlarla birlikte olduğu hemen her güne aksilik, huysuzluk, nobranlık yaparak […]

Continue Reading

Münafık, Müslümanları Görmeye Dayanamadığı İçin Kendini Tecrit Eder

Münafık bedenen kalabalık Müslüman topluluğunun içinde bulunsa dahi, ruhen tamamen kendini onlardan tecrit eder. İçindeki kin, nefret ve kıskançlığı bastıramadığı için, iman edenlerin yanında çok büyük bir azap çeker. Bu yüzden zaman içerisinde gitgide Müslümanlardan uzaklaşır. Ancak münafık adeta bir‘bukalemun gibi’ istediği anda istediği görünüme bürünebildiği için, Müslümanların yanında kendisine neşeli ve mutlu bir insan görünümü […]

Continue Reading

Münafık, Müslümanların Sahip Olduğu Tüm Nimetleri Çok Kıskanır

Münafığın haset dolu çirkin ahlakı Kuran’ın, “Size bir iyilik dokununca tasalanırlar” (Al-i İmran Suresi, 120) ayetiyle Müslümanlara haber verilmiştir. Allah’ın ayette ‘tasalanırlar’ sözüyle dikkat çektiği gibi, Müslümanların rahatı, huzuru, kardeşliği münafıklar için bir ‘kalp acısı‘dır. Onlara en ufak bir iyilik ulaştığında, münafık kıskançlıktan ve öfkeden deliye döner. Müslümanların bir ‘başarı kazanması, güzelleşmesi, bedenen daha güçlü ve daha mükemmel hale gelmesi’ münafığı çok kızdırır. […]

Continue Reading

Münafık, Yalan ve İftiralarla Müslümanlar Arasındaki Sevgiyi Yok Etmeye Çalışır

Münafık en çok sevgiden rahatsız olur. Çünkü sinsi oyunlarla, sahtekar metotlarla dünyadaki maddi birçok nimeti elde edebilir ama ruhundaki şeytanlık ve alçak karakteri nedeniyle ‘hiçbir zaman için gerçek sevgiyi yaşayamayacağını’ bilir. Bu haliyle ne onun başkasını; ne de bir başkasının kendisini sevmeyeceğinin farkındadır. İşte bu da, münafık için büyük bir ‘yürek acısı’ dır. Bu acı ve ‘asla elde edemeyeceği bir nimete karşı […]

Continue Reading

Münafık Korkaktır; Zorlukta Kendini Hemen Ele Verir

Münafığın canı çok tatlıdır. Dünyaya delice bağlı olduğu için, ölmekten çok korkar. Bütün şartlar ve imkanlar lehineyse, o zaman Müslümanlarla birlikte hareket eder. Çıkarlarına zarar gelmediği müddetçe, zor da olsa müminlerin arasında kendini gizler, hatta onlardan biri gibi görünmek için istemediği pek çok şeyi yapmayı da göze alır. Namaz kılmak istemez, ama kılar. Müslümanlara bir […]

Continue Reading

Tarihteki En Alçak Münafıklardan Biri Olan Samiri de Hırsızlığıyla Tanınıyordu

Hırsızlığıyla tarihe geçmiş en bilinen münafıklardan biri de ‘Samiri’ dir. Samiri, ‘Kuran’da da adı geçen, Hz. Musa (as) döneminde yaşamış İsrailoğulları’ndan bir kişidir’. ‘Samiri’ adı, eski Mısır dilinde ‘ecnebi, yabancı’ anlamına gelen ‘shemer’ kökünden türemiş bir sıfat-isimdir. Samiri, ailesi ve çevresi de altın ustası olan, Mısır’da altın buzağı imal etmesiyle ünlenmiş bir ‘heykeltıraş ve döküm ustası’ dır. Samiri önce bu buzağıların kalıbını hazırlıyor, sonra da […]

Continue Reading

Münafık, Müslümanların Sadece Malını-Mülkünü Değil, Güzelliklerini, Sağlıklarını, Sevgilerini, Mutluluklarını, Enerjilerini ve Vakitlerini de Çalmak İster

Münafık karakterli bir insanın gasp etmeye ve çalmaya karşı olan hırs ve tutkusu sadece mal, para, eşya gibi maddi değerler ile sınırlı değildir.Müslümanların zenginliğine olduğu gibi, sahip oldukları her türlü manevi güzellik ve nimete karşı da derin bir kıskançlık duyar. Kendi kin ve nefret dolu hayatında hiçbir zaman tatmadığı, ama Müslümanların hayatlarının her anında en […]

Continue Reading

Münafık İslam’a Hizmet Konusunda Çok Tembeldir

Önceki bölümlerde de anlatıldığı gibi, münafığın Müslümanlar arasında bulunma sebebi Allah’a olan inancı ya da Kuran ahlakını yaşama isteği değildir. Münafık hem Müslümanların sahip oldukları nimetlerden yararlanmak hem de Müslümanlar hakkında istihbarat toplayıp inkar edenlere güç kazandırmak ister. Dolayısıyla da Müslümanlarla idealleri ve hedefleri tamamen farklıdır. Müslümanlar Allah’ın rızasını ve sevgisini kazanmak için yaşarlar. Bunun […]

Continue Reading

Münafık Gün Boyunca Sürekli Homurdanarak Olumsuz ve Şikayetçi Konuşmalar Yapar

Müslüman tüm ahlakı, tavırları ve konuşmalarıyla ‘insanların içini açan, nezih, kaliteli ve pozitif’ bir insandır. Münafık ise bunun tam aksine, her hali ve her tavrıyla çevresine ‘negatif enerji yayan’ bir varlıktır. Gün içinde yaptığı hemen her konuşmasında münafığın bu negatif ruh halini görmek mümkündür. Zira insanın ruh halinin en net yansımaları konuşmalarında ve üslubunda ortaya çıkar. Güzel bir ruhtan güzel […]

Continue Reading

Münafık Dünyanın Pek Çok Yerini Gezmesiyle Sükse Yapmaya Çalışır

Bazen de münafık, yine küfrün dikkatini çekebilmek ve onların gözünde iyi bir yere gelebilmek için, onların önem verdiğini bildiği yabancı ülkelere gidip gezer. Böylece ileride kendince, hemen her fırsatta “Ben şu yabancı ülkelere gittim, şuralarda gezdim, şu insanlarla tanıştım, şu önemli görevlere geldim” gibi sözlerle sükse yapabilecektir. Allah Kuran’ın “… Öyleyse onların şehirlerde dönüp dolaşması seni aldatmasın.” (Mümin Suresi, […]

Continue Reading

Münafık, Müslümanların Kalplerine Şüphe ve Korku Düşürmek için Uğraşır

Münafığın en belirgin özelliğinden biri, ‘Müslümanların kalbine şüphe ve vesvese vermeye çalışması’dır. Hiç akıllarında olmayan birşeyi akıllarına düşürmek ve onları hiçbir dayanağı olmayan boş kuruntulara kaptırmak ister. Kısa bir konuşma içerisinde bile, karşısındaki kişiye mutlaka olumsuz telkinlerde bulunur ve onu şeytanın bu tuzağına düşürebilmek için uğraşır. Amacı Müslümanların neşesini, huzurunu kaçırmak, sağlıklarını bozmak, manevi olarak onlara zarar verebilmektir. Allah […]

Continue Reading

Münafık Müslümanlara İftira Atabilmek İçin Onlarla Yalnız Görüşmek İster

Peygamberler, elçiler ve Müslüman önderler, her zaman için münafıkların hep ilk hedefi olmuşlardır. Bu nedenle de münafıklar sinsi oyunlarını en çok bu insanlara yöneltmiş; Allah yolunda en etkili mücadeleyi yapan bu mübarek şahıslar hakkında her türlü yalan ve iftirayı üretmeye çalışmışlardır. Peygamberlere yönelik ‘rahatlıkla iftira atabilmek ve yalan söyleyebilmek için’ ise, ‘onlarla hep yalnız görüşmek ve etraflarında hiç […]

Continue Reading

Münafık Bilinçaltı Kurgulama Yöntemleriyle İnsanların -Haşa- Allah’a Olan Güvenlerini Sarsmayı Hedefler

Münafıkların “Sıcakta savaşa çıkmayın” sözünü söylemekteki bir başka amaçları da, ‘Peygamber (sav)’e olduğu kadar, Müslümanların -haşa- Allah’a karşı olan güvenlerini de sarsabilmek’ tir. Bu konuşmalarıyla Peygamberimiz (sav)’e “Savaşa çıkın diyorsun ama, buradaki havanın durumunu görüyorsun. Beyin kanaması olacağız, sıcaktan tansiyonumuz çıkıyor, eğer savaşa çıkarsak helak oluruz. Sen bir Peygamber olarak bunu nasıl düşünmezsin?” gibi imalarda bulunabilmektedir. Ardından da, “Bak ben Peygamber değilim, […]

Continue Reading

Münafık Sinsi Oyunları İçin ‘Bilinçaltı Kurgulama Yöntemi’ni Kullanır

Münafığın Müslümanları içeriden yıpratmak için verdiği şeytani mücadelede kullandığı birbirinden faklı, çok fazla yöntemi vardır. Bunlardan biri de, sinsice üsluplarla Müslümanlara vesvese verebilmek için kullandığı ‘bilinçaltı kurgulama metotları’ dır. Alttan alta verdiği sinsi telkinlerle, -haşa- Allah, Kuran, Peygamber ve Müslümanlar hakkında, Müslümanların aklında soru işaretleri oluşmasını ve şüpheye kapılmalarını sağlamaya çalışır. Bilindiği gibi, Bilinçaltı Kurgulama Yöntemi, günümüzde ‘olumlu ya da […]

Continue Reading

Münafık İftiralarıyla Özellikle de Müslümanların Manevi Liderleri Olan Elçileri Karalamak İster

Münafık iftira atarak, ‘Müslümanlar arasında fitne ve kargaşa çıkarmak, kendince onları birbirlerine düşürmek, ve birbirlerine karşı duydukları güveni zedelemek’ ister. İşte bu konuda kendine ilk hedef olarak seçtiği kişiler de, ‘Müslümanlar arasında aklına, güzel ahlakına, sözüne en güvenilen, en takva, en dürüst ve en adaletli bilinen, Allah’ın elçileri olan kimseler’ dir. Gerçeği ters yüz ederek, dil eğip bükerek, yalan […]

Continue Reading

Münafık, Müslümanların ‘Düşük Akıllı’, Kendisinin ise ‘Dünyanın En Akıllı İnsanı Olduğuna’ İnanır

Allah bir Kuran ayetinde kendilerine samimi iman etmeleri için çağrıda bulunulan insanların Müslümanlar için “Düşük akıllıların iman ettiği gibi mi iman edelim?” dediklerini bildirmiştir: Ve (yine) kendilerine: “İnsanların iman ettiği gibi siz de iman edin” denildiğinde: “Düşük akıllıların iman ettiği gibi mi iman edelim?” derler. Bilin ki, gerçekten asıl düşük-akıllılar kendileridir; ama bilmezler. (Bakara Suresi, 13) İşte ayette […]

Continue Reading

Münafık Saygıdan Yoksundur; Nezaketsiz ve Düşüncesizdir

Müslümanların en önemli özelliklerinden biri, hayatlarının her anında Kuran ahlakına uygun bir üslup ile konuşmalarıdır. İman etmeleriyle birlikte, cahiliye toplumlarında insanların büyük bölümüne hakim olan negatif karakter özelliklerinden arınmışlardır. Dolayısıyla bu temiz, Rahmani ahlak tüm tavır ve konuşmalarına hakimdir. Nasıl bir ortama girerlerse girsinler, olayların gidişatına, insanların ihtiyacına, duruma ve şartlara göre nasıl davranmaları gerektiğini […]

Continue Reading

Münafığın Şeytani Eylemleri için Kullandığı Vücut Dili

Münafık tüm ‘bedenini, şeytani amaçları için ustalıkla kullanma konusunda’ çok yeteneklidir. Müslüman nasıl ki her haliyle, her tavrıyla halim ahlakını, pozitif kişiliğini etrafına yansıtırsa; münafık da negatif düşüncelerle, şeytanlıklarla dolu ruhunu bedenine ve tavırlarına yansıtmakta çok beceriklidir.Allah Kuran’ın Müddessir Suresi’nde münafıkların bunu hangi şeytani yöntemlerle uyguladıklarını şöyle haber vermiştir: Çünkü o, düşündü ve bir ölçü tespit […]

Continue Reading

Münafığın Kalbindeki Kin, Öfke ve Haset Gün Boyu Tavırlarına Yansır

Münafığı ele veren en önemli alametlerinden biri de, ‘vücut dili’ dir. Allah bir ayetinde, “Eğer Biz dilersek, sana onları elbette gösteririz, böylelikle onları simalarından tanırsın. And olsun, sen onları, sözlerin söyleniş tarzından da tanırsın.” (Muhammed Suresi, 30) sözleriyle münafıkların konuşma, hal ve tavır bozukluklarını vurgulamakta, dikkatle izlenirse Allah’ın izniyle münafıkların bu alametlerinin fark edilebileceğine işaret etmektedir. Müslümanların neşesini, başarısını, zenginliğini, […]

Continue Reading

Münafık, Çıkar Elde Edebilmek için “Yancı” Bir Karakter Gösterir

Münafıklar, Müslümanların en yakınlarında bulunabilmek ve onlar hakkında daha özel, daha stratejik bilgilere ulaşabilmek için, kendilerini olabildiğince‘samimi, güvenilir ve sadık kimseler’ olarak tanıtmaya çalışırlar. Kalpleri kin, nefret ve öfke ile dolu olduğu halde, bunu mümkün olduğunca gizler ve dilleriyle tam tersini konuşurlar. Müslümanların sevgiyi önemli bir samimiyet ölçüsü olarak gördüklerini düşünüp, sevgi konusunu en sinsi yöntemlerle, kendilerince […]

Continue Reading

Münafık Görülmediğini Düşündüğü Yerde Abdest Almaz ve Namaz Kılmaz

Münafığın en ağırına giden konulardan biri de, içindeki kine ve nefrete rağmen ‘Allah’a secde etmek durumunda kalmak, yani namaz kılmak’tır. Allah’a baş eğmek münafık için çok ızdırap vericidir. Çünkü kendini -haşa- Allah’tan daha büyük görür. Secdeye kapanmak durumunda olması, adeta ciğeri parçalanıyormuşçasına münafığın içini yakar ve çok öfkelendirir. Allah münafıkların namaz kılarken nasıl isteksiz olduklarını ve inanmadan […]

Continue Reading

Münafık Kendini Müslümanların En Takvası Gibi Göstermeye Çalışır

Münafıklar istedikleri kalıba girebilmekte oldukça ustadırlar. İstedikleri anda, kişiliklerini bir öncekine tamamen zıt bir şekilde değiştirmiş gibi gösterebilecek ‘şeytani bir zeka ve iradeye’ sahiptirler. Bulundukları ortama, karşılarındaki kişilere, konuşulan konulara ve şartlara göre istedikleri karaktere bürünebilirler. Dinsiz insanlarla, adeta dinsiz biri gibi ‘dinsiz üslubuyla’, müşrik karakteri gösteren kimselerle ‘müşrik mantığıyla’, münafık karakterli insanlarla bir araya geldiklerinde de ‘münafık ağzıyla’ konuşurlar. Ancak münafıklar, şeytani zekaları […]

Continue Reading

Münafık Hep Menfaat Peşindedir

Münafıklar Allah’ın rızasını kazanmaktansa, dünya hayatının sükseli hayatına dair çok küçük ve sıradan bir menfaati elde edebilmeyi çok daha önemli görürler. Allah Kuran’da onların bu karakterini şöyle haber vermiştir: Allah’a karşı haksız yere cahiliye zannıyla zanlara kapılarak: “Bu işten bize ne var ki?” diyorlardı. De ki: “Şüphesiz işin tümü Allah’ındır.” Onlar, sana açıklamadıkları şeyi içlerinde gizli […]

Continue Reading

Münafık Müslümanların Arasına Girmiş Bir Köstebek Gibidir

‘Münafık’ kelimesi Arapça’da, iki tarafı açık ‘dehliz; yani tünel’ anlamına gelen ‘en-nefeku’ veya ‘köstebek deliği’ anlamındaki ‘en-nâfikatu’ kelimesinden gelir. Halk arasında casusluk yapan kimselerden ‘köstebek’ olarak bahsedilmesi de, yine bu kelime kökenine dayanmaktadır. Nasıl ki bir köstebek tünelin bir tarafından girip diğer tarafından çıkarsa, münafık da aynı böyledir. Aynı bir köstebek gibi, Müslümanlığa bir kenardan girer, diğer ucundan çıkar. İki yöne doğru da yolu açıktır. […]

Continue Reading

Bilinen En Aşağılık İnsan Karakteri: Münafıklar

Münafık, tarihin başlangıcından bu yana, ‘iman eden her topluluğun içinde bulunan’; ‘inanmadığı halde inanmış gibi görünen’, ikiyüzlü, sahtekar, yalancı, sinsi ve samimiyetsiz insanlara verilen isimdir. Hz. Adem (as)’dan bu yana yaşamış her toplumda, inananlar ve inkar edenler kadar, münafıklar da varlıklarını sürdürmüşlerdir. Yaptıkları sinsi eylemlerle, şeytani oyunlarla, küfürle kurdukları işbirlikleri ve tuzaklarla, ‘kendilerince Müslümanların gücünü […]

Continue Reading