DECCAL MADDİ ÇIKAR SUNARAK İNSANLARI ETRAFINDA TOPLAYACAK VE BU MENFAAT VAATLERİYLE ONLARI MÜSLÜMANLARIN ALEYHİNDE GÖREVLENDİRECEKTİR

BERABERİNDE ÇORBADAN BİR DAĞ, SOĞUMAYAN SICAK ET AKAN BİR NEHİR YEMŞEYİL BAHÇELERDEN OLUŞAN ORMAN, DUMAN VE ATEŞ DAĞI MEVCUTTUR… İnsanlara işte bu cennetimdir, bu da cehennemimdir… İŞTE YEMEK, İŞTE İÇECEKLERİ, DİYECEK… 1     “BİR KISIM İNSANLAR DECCALLE SOHBET EDECEKLER. Ve diyecekler ki: BİZ ONUN KAFİR OLDUĞUNU BİLİYORUZ; YEMEĞİNDEN YEMEK, AĞACINDAN FAYDALANMAK İÇİN ONUNLA ARKADAŞLIK YAPIYORUZ. Allah’ın gazabı gelince, Deccal’le birlikte […]

Continue Reading

HZ. İSA (A.S.), HZ. MEHDİ (A.S.) ZAMANINDA MÜSLÜMAN OLARAK YERYÜZÜNE İNECEKTİR

HZ. İSÂ, İNCİL’DE, BU ÜMMETİN ÖVGÜ DOLU SIFATLARINI GÖRDÜĞÜNDE, ONLARDAN EYLEMESİ İÇİN ALLAH’A DUÂ ETMİŞ, ALLAH DA ONUN DUÂSINI KABUL ETMİŞTİR. Günü geldiğinde müceddid olarak yeryüzüne inmesi bunun içindir.   (Kütüb-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Feza Gazetecilik, 1996, 14/74)   Hz. İsa (a.s.) Peygamber Efendimiz (sav)’e ümmet olmak için inecektir. Hakiki İncil’de Muhammed aleyhisselamın üstünlüklerini gören HAZRET-İ […]

Continue Reading

Kuran’da İncil ve Tevrat

Bir Müslüman, gönderilmiş peygamberlerin tümüne ve gönderilmiş hak kitapların da tümüne inanmak zorundadır. Peygamberlerden birini diğerinden ayırt etmemek, Müslümanlığın Kuran’da geçen hükmüdür ve bu hükme uymayan ayete uymamış ve dinden çıkmış sayılır. İşte bu nedenle Müslümanlar olarak Hz. Muhammed (sav) nasıl bizim peygamberimizse, Hz. İsa (as) ve Hz. Musa (as) da bizim peygamberlerimizdir. Bizler, nasıl […]

Continue Reading

Müslümanların Kitap Ehli’ne Adaletli Tavrı

Allah, sizinle din konusunda savaşmayan, sizi yurtlarınızdan sürüp-çıkarmayanlara iyilik yapmanızdan ve onlara adaletli davranmanızdan sizi sakındırmaz. Çünkü Allah, adalet yapanları sever. (Mümtehine Suresi, 8) Daha önce açıkladığımız gibi, Musevi, Hristiyan veya Müslüman, her ne topluluktan gelirse gelsin, din konusunda iman edenlerle savaşan, zorluk çıkaran, öldürmeye yeltenen, iman edenleri yaşadıkları yerlerden sürmeye yönelen azgın insanlar daima […]

Continue Reading

Başörtüsü Konusunda Kullanılan Mevzu Hadisler ve İçerdikleri Çelişkiler

Tüm delilleriyle görüldüğü gibi Kuran’da başörtüsü konusuna delil gösterilmeye çalışılan Nur Suresi 31. ayette kesin olarak başörtüsü kelimesi geçmemektedir. Fakat bu yanlış, bir kısım mevzu hadislerin İslam literatürüne dahil edilmesiyle yaygınlaştırılmış ve bugüne kadar gelmiştir. Bağnazların türettikleri sahte hadisler, müthiş mantık bozuklukları ve tutarsızlıklarla doludur. Şimdi bunlardan bazı örnekler görelim: Hz. Aişe (R.A): “Allah ilk […]

Continue Reading

Bağnazlığın Kirli Din ve Kalitesiz Müslümanlık Anlayışı

Kuran’da kalite, sanat ve temizlik övülmüştür. Peygamberimiz (sav), Kuran’ın mükemmel uygulayıcısı olarak döneminin en kaliteli ve modern insanıydı. Bakımsız, sanatsız, görgüsüz, kalitesiz bir hayat ise Kuran dışı İslam zihniyetinin sebep olduğu manevi bir beladır. Bağnazların, çeşitli mevzu hadislerin etkisiyle türlü iğrençlikleri mübah gören ve pisliği bir hayat şekli olarak benimsemiş yaşam tarzları beraberinde ürkütücü bir […]

Continue Reading

İslam’da Savaş Konusunda Yanlış Bilinenler

Bir Müslüman Kuran’daki Her Ayete, Ayırt Etmeksizin İnanmakla Yükümlüdür Bu başlığın konulmasının sebebi, İslam’a hurafe dahil etmeye kalkan bağnazların da, bu bağnazların kirli mantığını kullanan bazı İslam karşıtlarının da Kuran’da bazı ayetlerin, başka ayetler tarafından nesih edildiğine (yürürlükten kaldırıldığına) dair iddialarının bozukluğunu göstermek içindir. Söz konusu kişiler iddialarına delil olarak aşağıdaki ayeti kullanırlar: Biz, daha […]

Continue Reading

Rabbimiz’in En Güzel İsimleri

Rahman ve Rahim sıfatı Rabbimiz’in Kuran ayetlerinde yer alan birçok ismini de içine alan, çok geniş ve derin bir anlam içerir. İnsanlar üzerinde sonsuz merhamet sahibi olan, esirgeyen ve bağışlayan Rabbimiz, tüm hayatları boyunca onlara eşsiz nimetler lutfeder. Fiziksel nimetlerin yanında manevi olarak da çok büyük lütuflarda bulunur: hatalarını affeder, tevbelerini kabul eder, onları korur, […]

Continue Reading

Kuran’daki Gerçek Şeriat

Şeriat kelime anlamı olarak “yol” demektir. Bir Müslüman Kuran’a bakarak nasıl bir “yol” izlemesi gerektiğini kolayca anlayabilir. Kuran’da haramlar oldukça azdır ve kesin ve net hükümlerle bildirilmiştir. Tartışmaya veya yoruma açık değildir. Örneğin adam öldürmek, zina etmek, faiz almak, domuz eti yemek, kan içmek gibi hükümler Kuran ayetleriyle kesin ifadelerle bildirilmiş olan haramlardır. Bu Kuran’ın […]

Continue Reading

Allah’ın Merhameti Her Şeyi Sarıp Kuşatmıştır

Merhamet sözcüğü, Arapçada “reheme” kökünden gelmekte ve “acımak, esirgemek, şefkat göstermek, affetmek, bağışlamak” anlamlarında kullanılmaktadır. Rabbimiz’in Rahman ve Rahim sıfatı da merhamet kelimesi ile aynı kökten gelmektedir. Kuran ayetlerinde sadece Allah’ın Zatını ifade etmek için kullanılan Rahman sıfatı “rahmeti her şeyi kuşatmış olan, bütün yaratılmışlar hakkında hayır, rahmet ve güzellik dileyen, sevdiğini sevmediğini ayırt etmeyerek sayısız […]

Continue Reading

Allah’ın Rahman ve Rahim İsimlerinin Kuran’daki Tecellileri

İnsan yaklaşık 60-80 yıllık bir sürenin ardından terk edeceği dünya hayatının her anında denemeden geçirilmektedir. Ölümünün ardından, hayatı boyunca söylediği her sözün, yaptığı her hareketin, aldığı her kararın, doğrularının ve yanlışlarının hesabını verecek, daha sonra da sonsuz ahiret hayatına başlayacaktır. Hesap gününde hiçbir şey eksik bırakılmayacak, küçük ya da büyük yapılan her şey ortaya çıkarılacak, […]

Continue Reading

Kuran İle Hayat Nasıl Yaşanır?

trafınızı algılayıp muhakeme etmeye başladığınız andan bugüne kadar yaşadıklarınızı düşünün. Olayların sizi nasıl etkilediğini, umulmadık bir durumla karşılaştığınızda ne tepki verdiğinizi, insanları tanımaya başladıkça neler yaşadığınızı, yaşadıklarınızdan ne dersler çıkardığınızı hatırlamaya çalışın. Kim bilir kaç defa tereddütte kaldınız. Kaç defa büyük şaşkınlık yaşadınız, ne yapacağınızı bilemediniz. Bir an önce bir çıkış yolu aradınız ama uzun […]

Continue Reading

Din Ahlakını Yaşamak Barış ve Huzuru Sağlar

Din her şeyden önce insanların vicdanlarına göre yaşamalarını emreder. Herkesin vicdanlı davrandığı bir ortamda ise çekişme, kavga veya huzuru bozacak herhangi bir davranışa rastlanmaz. Dine uyan insanlar akıl ve sağduyu sahibi kişilerdir ve olaylara yaklaşımları da bu şekilde olur. Dolayısıyla daima çözümcü ve rahatlatıcı bir tutum sergilerler. Bu da bulundukları ortamın refah içinde olmasını sağlar. […]

Continue Reading

Şeytanın Oyunu Vesveseye Kapılmamak

Şeytan insana her yönden yanaşarak onu Allah’ın yolundan alıkoymaya çalışır. Bunun için çok çeşitli oyunlar oynar. Vesvese de şeytanın bu oyunlarından biridir. Vesvese, şeytanın insanı boş şeylerle uğraştırmak, asıl düşünmesi gereken önemli konulardan uzaklaştırmak için fısıldadığı sözler, yanıltmalar, kalbe verdiği kuşkular, boş kuruntular ve huzursuzluk verici düşüncelerdir. Şeytanın bu yönü Kuran’da şöyle bildirilir: De ki: […]

Continue Reading

Müminlerin Dünyadaki Gerçek Dostları

Allah müminlerin dostudur. Allah Kendisini dost edinen, sadece Kendi rızasını gözeten müminlerin koruyucusu ve gözeticisidir. Müminlerin dünyadaki her türlü işlerinde Allah’ın yardımı ve desteği vardır, Allah’ın rızasını gözeterek yaptıkları her iş mutlaka hayırla sonuçlanır. Bir ayette “Şüphesiz Allah korkup-sakınanlarla ve iyilik edenlerle beraberdir.” (Nahl Suresi, 128) diye haber verilir.  Allah bir başka ayetinde ise, iman edenlere desteğini şöyle […]

Continue Reading

İnkarcılar Tarih Boyunca Bütün Peygamberlere İftira Atmışlardır

Peygamberlerin daima Allah’ın dinini tebliğ etmeleri inkarcıları hiçbir zaman memnun etmez. Çünkü anlatılanları anlayan ve uygulamaya başlayan insanlar tamamen değişmeye, inkarcıların batıl sistemlerinden uzaklaşmaya başlarlar. Örneğin iman ettikten sonra yalnızca Allah’tan korkmaları gerektiğini bildikleri için onları başka herhangi bir şeyle korkutmak mümkün olmaz. Daima dinin menfaatlerini gözeterek hareket edecekleri için inanan insanları hiçbir şey yıldırmaz […]

Continue Reading

Allah’ın Kadrini Hakkıyla Takdir Etmek

İnsan her gün, uyandığı andan itibaren Allah’ın kendisine verdiği nimetlerle karşılaşır. Nefes alabilir, görebilir, duyabilir, düşünebilir, kalbi atar, hücreleri yenilenir. Acıkır yemek yer ve lezzet alır, güç bulur. Susar, susuzluğunu giderebilir. Konuşabilir. Bunlar Allah’ın insan için yarattığı nimetlerden sadece bir kaç tanesidir. Nimetlerin farkında olan insan için asıl önemli olan Allah’ın kadrini hakkıyla takdir edebilmektir. […]

Continue Reading

İnsanın Yaratılanlar Üzerinde Düşünmesi

Her şeyi Allah’ın yarattığını düşünen insan, baktığı her detayda Allah’ın sanatını görür, her şeyin insan için özel olarak yaratıldığını anlar. Örneğin insan da dahil olmak üzere tüm canlılardaki mükemmel sistemleri, yaşadığı gezegenin ve içinde bulunduğu evrenin olağanüstü bir güçle inşa edildiğini düşünmek, insanın öncelikle Allah’ı daha iyi tanımasını sağlar. Bu da o kişinin kalbine yumuşaklık […]

Continue Reading

Derin Düşünmekten Kaçan İnsanların Kaybı

Allah Kuran’da insana düşünmesini tavsiye eder. Pek çok ayetinde örnekler vererek “öğüt alıp düşünmez misiniz?” diye sorar. Aslında insan gün içinde, öğüt alıp düşünebileceği, Allah’ın sanatını görebileceği, O’nun yaratışının delillerini kavrayabileceği ve O’nun yüceliğini, büyüklüğünü anlayarak, Allah’ın şanını yüceltebileceği çok fazla fırsatla karşılaşır. Düşünmeyen insan önüne çıkan bu fırsatları günlük yaşamın akışı içinde gelişen olaylar olarak değerlendirir […]

Continue Reading

İnsanın Günlük Hayatta Derin Düşünmesi

İnsan günlük yaşamın akışı içinde çok fazla şey düşünür. Örneğin o gün yapacağı işleri, gideceği yerleri, kendisine söylenen iyi ya da kötü bir şeyi, işiyle ya da okuluyla ilgili olarak yaptıklarını, uzun vadeli planlarını düşünür. Bunlara benzer pek çok düşünce gün içinde kafasını meşgul edebilir. Bunların hepsi gerekli düşüncelerdir ama bu gibi düşünceler kişinin zihninde […]

Continue Reading

Kuran’da İnsanın Yaratılışı

Allah Kuran’da insanın yaratılışındaki safhalarla ilgili pek çok bilgi verir. Bu bilgilerin çoğu o dönemde yaşayan kişilerin hiçbir şekilde bilemeyecekleri , ancak günümüz bilimi sayesinde keşfedilmiş gerçeklerdir. Bu da Kuran’ın sayısız bilimsel mucizelerinden bir tanesidir. Kuran’da insanın yaratılışı ile ilgili verilen bilgiler özetle şöyledir: – Meni olarak adlandırılan ve spermleri taşıyan besleyici sıvı, sadece spermlerden […]

Continue Reading

Kuran’da “Ataların Dini” İfadesi

Kuran’da İslam dininin hükümleri ve bir müminin nasıl bir yaşam sürmesi gerektiği detaylı olarak tarif edilmiştir. Ataların dini ifadesiyle de, Kuran’daki hükümlerin dışında birtakım kurallara bağlı hareket edilerek geçmişten getirilen alışkanlıklara, geleneklere ya da kulaktan dolma bilgilere dayalı uydurma bir din kastedilmektedir. İslam adına ortaya atılıp, ancak Kuran’da hiçbir şekilde yeri olmayan batıl inanç ve […]

Continue Reading

Şeytan İnsanı Saptırmak İçin Her An Faaliyette

Şeytan insanı Allah’ın yolundan saptırmak için durmaksızın bir faaliyet içindedir. Bir an olsun bundan vazgeçmez, her türlü yolu dener. İnsana zayıf noktalarından yaklaşarak ona kendi isteklerini yaptırmaya çalışır. Bir ayette şeytanın insanları saptırmaya yönelik faaliyetler göstereceğine şöyle dikkat çekilmiştir: … Şeytan da onları uzak bir sapıklıkla sapıtmak ister. (Nisa Suresi, 60) Dedi ki: “Madem öyle, beni […]

Continue Reading

Kıyamet Günü İnkar Edenlerin Durumu

Kıyamet günü, bir insanın yaşayabileceği en dehşetli, en korku verici gündür. O gün inkar edenler kendilerine vaat edildiği halde hiç düşünmedikleri bir gerçeği apaçık karşılarında bulacaklardır. Fakat artık insanların dünyada yaptıklarını telafi edebilmeleri için geriye dönüş imkanları yoktur. O gün inkar edenler korku içinde ölümün aslında bir yok oluş değil, aksine sonsuza kadar sürecek bir […]

Continue Reading

Hayırlarda Yarışmak

İnsanlar iman derecelerine göre birbirlerinden ayrılırlar. Kimi insan Allah’a hiç iman etmez. Kimisi ise sahip olduğu şiddetli Allah korkusu nedeniyle sürekli olarak salih amel işlemeye ve dine hizmet etmeye çalışır.  Hayatının her anında  Allah’ı razı etmeye çalışan bu insanları Allah Kuran’da şöyle haber vermiştir: İşte onlar, hayırlarda yarışmaktadırlar ve onlar bundan dolayı öne geçmektedirler. (Müminun Suresi, […]

Continue Reading

İnsanlara Çirkin Lakaplar Takmanın Kuran’daki Yeri

Kuran ahlakını yaşamayanlar, kendilerini yüceltmek uğruna insanlara olmadık kötü lakaplar takarak alay ederler, böylece karşılarındaki insanları küçük düşürmeye çalışırlar. Müminler ise asla böyle çirkin bir tavra itibar etmezler. Allah Kuran’da müminleri çok açık bir şekilde bu çirkin davranıştan men etmiştir, bu emre uymayanların da zalimlerden olacağını belirtmiştir: Ey iman edenler, bir kavim (bir başka) kavimle […]

Continue Reading

Boş ve Yararsız Şeylerden Yüz Çevirmek

“Boş ve yararsız şeylerden yüz çevirmek”, insanın sadece Allah’ın rızasını kazanacağı davranışlarda bulunmasıyla mümkün olur. Mümin dünyada kendisine verilen süreyi çok iyi değerlendirmesi gerektiğini bilir. Çünkü bu dünyada yaptığı işler sonucunda ahirette sonsuza kadar konaklayacağı yer belirlenecektir. Bu yüzden her yaptığı işle ahirete yönelik bir hayır kazanmaya çalışır. Elbette her insan gibi konuşur, eğlenir, yemek […]

Continue Reading

Müminlerin Alçakgönüllüğü Nasıldır?

Alçakgönüllü olmak, Kuran’da önemli bir mümin özelliği olarak geçer. Allah ayetlerinde müminlere alçakgönüllü olmalarını emreder. Büyüklenen ve şımarıp azgınlık yapanların da Allah tarafından sevilmediği yine ayetlerde haber verilir. Müminler, Allah’ın her şeyi yarattığını, her şeyin tek sahibi olduğunu ve insanlara tüm nimetleri verenin O olduğunu bilen insanlardır. Dolayısıyla bir mümin Allah karşısındaki acizliğinin farkında olduğu […]

Continue Reading

Müslümanca Konuşmanın İnsanlar Üzerindeki Etkileri

Müslümanca konuşmak önemli bir iman alameti ve dünya üzerindeki en etkili konuşma şeklidir. Bu etkinin gücü ise müminlerin imanlarından ve samimiyetlerinden kaynaklanır. Zira Müslümanların, sözleriyle yaşadıkları birbirini tasdik eder niteliktedir; konuşmaları, gerçekten inandıklarını ve hissettiklerini yansıtır. Müslümanca konuşan insanlarla karşılaşanlar çoğu zaman büyük bir hayranlık duygusuna kapılırlar. Hayatları boyunca Kuran ahlakını yansıtmayan konuşmalara şahit oldukları […]

Continue Reading

Peygamberimiz (Sav)’i Savunup, Ona Destek Olan Bir Üslupla Konuşmak

Allah elçilerini insanlara doğru yolu göstermeleri, onları Allah’ın azabına karşı uyarıp korkutmaları ve iman edenleri ahirette alacakları karşılıkla müjdelemeleri için göndermiştir. Elçiler hayatlarını Allah’ın rızasını kazanmak amacıyla insanlara hak dini anlatmaya, onları güzel ahlaka davet etmeye ve onları ahirette en güzel karşılığı alabilecekleri bir iman seviyesine ulaştırmaya adamışlardır. Kuran’da elçilerin insanları karanlıklardan nurlara çıkardıkları, onların […]

Continue Reading

Gizli Konuşmalar Yapmamak

Allah Kuran’ın, “Onların ‘gizlice söyleşmelerinin’ çoğunda hayır yok. Ancak bir sadaka vermeyi veya iyilikte bulunmayı ya da insanların arasını düzeltmeyi emredenlerinki başka. Kim Allah’ın rızasını isteyerek böyle yaparsa, artık ona büyük bir ecir vereceğiz.” (Nisa Suresi, 114) ayetiyle gizli konuşmaların çoğunda hayır olmadığını hatırlatmaktadır. Bu ayete göre insanlara iyiliği emretmek, onları barıştırıp uzlaştırmak gibi samimi amaçlar için yapılmadığı […]

Continue Reading

Dil Eğip Bükmemek

Müminlerin titizlikle kaçındıkları konulardan biri Kuran’da ifade edildiği şekliyle ‘dil eğip bükerek konuşmak ‘tır. ‘Dil eğip bükerek konuşma’nın anlamı, son derece açık ve anlaşılır olan Kuran ayetlerini olduğundan farklı yorumlamaya çalışmaktır. Kuran’ın bir ayetinde Allah, dil eğip bükerek konuşmanın, kalplerinde imandan yana bir kayma olan münafıklara ait bir özellik olduğunu şöyle bildirmektedir: Sana Kitab’ı indiren O’dur. Ondan, […]

Continue Reading

Kötülüğe Yönelten Konuşmalardan Sakınmak

Müminler söyledikleri her sözün Kuran’a uygun ve rahmani bir üslup içerisinde olmasına gayret ederler. Diğer müminlere fayda verecek, onları Allah’a yakınlaştıracak, şevklendirecek, huzur ve güven verecek, ferahlatacak, neşelendirecek konuları gündeme getirmeye çalışırlar. Onların huzurunu, neşesini kaçıracak, akıllarını gereksiz yere meşgul edecek, kalplerine vesvese ya da tedirginlik verecek konuları ise özenle konuşmamaya titizlik gösterirler. Münafık karakterli […]

Continue Reading

Ağız Arayan Sinsi Bir Üslup Kullanmamak

Müslümanların sakındıkları bir başka konu da konuşurken ‘ağız arayan, kurnaz ve oyuncu bir üslup kullanmak’ tır. Samimiyetin ve dürüstlüğün Müslümanların en belirgin özelliklerinden biri olduğuna ve bu üslubun konuşmalarına da yansıdığına önceki bölümlerde değinmiştik. Söylenmek istenenleri, imaların arkasına gizlemeden doğrudan dile getirmek, samimiyetin ve dürüstlüğün bir gereğidir. Bir Müslümanın konuşmasından niyetinin ne olduğu, sözü hangi amaçla söylediği […]

Continue Reading

Şüphe Veren Bir Konuşma Tarzı Kullanmamak

Müminlerin sakındıkları konuşma üsluplarından biri de münafıklara özgü ‘şüphe dolu ve şüphe veren bir üslup kullanmak ‘tır. Münafıklar Allah’ın varlığından, ahiretten ve Allah’ın vaatlerinden yana ciddi bir kuşku içerisinde oldukları için konuşmaları da şüphe ve tereddüt doludur. Kuran ahlakını hiçbir zaman müminlerin tebliğ ettiği gibi açık, kesin ve kararlı bir üslupla anlatamazlar. Kalplerinden konuşmalarına yansıyan bu şüphe, […]

Continue Reading

Karşılarındaki Kişinin Kültür Seviyesine Uygun Bir Üslup Kullanmak

Müminlerin konuşmalarında dikkat ettikleri özelliklerden biri de karşılarındaki insanlara en uygun olan, onların en rahat edecekleri ve en kolay anlayabilecekleri üslubu kullanmalarıdır. Zira imanın getirdiği akıl insana, her yaştan ve her kültürden insana hitap edebilme yeteneğini kazandırır. Açık bir şuura ve zengin bir bilgi birikimine sahip olan bir kimseye kullanılacak hitap şekliyle, anlayışı sığ, kültür […]

Continue Reading

Münafıkane Bir Üsluptan Kaçınmak

Kuran’da kendilerini mümin olarak tanıtan ama gerçekte kalben inanmamış kimseler ‘münafık’ olarak isimlendirilmiştir. İmana davet edildikleri halde hala dünya hayatına bağlı kalmaları ve Kuran ahlakının yaşanmadığı bir hayata özenmeleri münafıkları samimiyetsiz bir üsluba yöneltir. Çünkü gerçek yüzleriyle müminlere göstermeye çalıştıkları arasında derin bir fark vardır. Münafıklar Kuran’ı çarpık bir bakış açısıyla yorumlarlar. Bu çarpık mantık […]

Continue Reading

Söz Kesmemek ve İtidalli Bir Sesle Konuşmak

Müslümanlar gün içerisinde karşılaştıkları her olaya “şu an hangi tavrı gösterirsem Allah’ın rızasını kazanabilirim?” düşüncesiyle yaklaşırlar. Konuşan bir kişiyi sözünü kesmeden nezaketle dinlemek, Allah’ın rızasını kazandıracağı umulan güzel tavırlardan biridir. Bu tavır, konuşmacıya ve söylediklerine duyulan saygının bir göstergesidir. Buna karşın, Kuran ahlakının yaşanmadığı yerlerde insanların konuşana kulak vermemeleri, birbirlerinin sözünü dinlememeleri, aynı anda tartışarak […]

Continue Reading

Boş ve Faydasız Konuşmalar Yapmamak

Allah’a inanmayan insanlar yaşamlarını dünya hayatıyla sınırlı olarak düşündükleri için sonsuz hayatlarını yaşayacakları ahiret için bir hazırlık yapmaya da gerek duymazlar. Nasıl bir tavır içerisinde olduklarını, yaşadıkları süre içerisinde hayırdan yana neler kazandıklarını, nasıl bir sona doğru ilerlediklerini düşünmezler. Oysa her davranış, her söz, her düşünce hesap gününde insanın önüne çıkartılmak üzere saklanmaktadır. Sarf edilen […]

Continue Reading

Haset ve Kıskançlık İçeren Bir Üsluptan Kaçınmak

Allah “…Nefisler ise ‘kıskançlığa ve bencil tutkulara’ hazır (elverişli) kılınmıştır. Eğer iyilik yapar ve sakınırsanız, şüphesiz, Allah yaptıklarınızdan haberi olandır” (Nisa Suresi, 128) ayetiyle her insanın nefsinde kıskançlık duygusunun bulunduğunu ancak bunun sakınılması gereken bir özellik olduğunu hatırlatmaktadır. Başka ayetlerde de Allah, kıskançlık duyan insanın şerrinden sakınılması gerektiğini hatırlatmakta ve kıskançlığın ne tür kötülüklere kapı açtığını şöyle haber […]

Continue Reading

Alaycı Bir Üslupla Konuşmamak

Dünyanın neresine giderseniz gidin, kimle konuşursanız konuşun “sizinle alay edilmesini ister misiniz?” diye soracak olursanız, büyük olasılıkla tüm insanlardan “elbette ki hayır” cevabını alırsınız. Ne var ki kendileriyle alay edilmesinden hiçbir şekilde hoşlanmayan bu insanlar, söz konusu bir başkası olduğunda alay etmeyi önemli bir eğlence vesilesi olarak görürler. Bu üslubun kimi insanlar arasında geniş çapta kabul görmüş olması ise […]

Continue Reading

Zan ve İftirada Bulunmamak

Müminlerin özen gösterdikleri bir başka önemli konu da, bilmedikleri bir şey hakkında zan ve tahmine dayalı konuşmalardan kaçınmaktır. Allah bir ayetinde “Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme; çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur.” (İsra Suresi, 36) sözleriyle bu durumun Allah Katında kişiye yükleyeceği sorumluluğu hatırlatmaktadır. Bir başka ayetinde ise Allah yeryüzündeki insanların büyük çoğunluğunun ‘zan […]

Continue Reading

Arkadan Konuşmamak, Dedikodu Yapmamak

Cahiliye ahlakına sahip kimi insanlar, çevrelerindeki kişilerde gördükleri kusurları, eksiklikleri onların yüzlerine söylemektense arkalarından konuşurlar. Bu kişilerin insanları daha iyiye yöneltmek, eksik yönlerini telafi etmelerine katkıda bulunmak gibi bir amaçları yoktur. Kimi zaman sırf vakit geçirmek, kimi zaman hoşlanmadıkları insanlar hakkında etrafta olumsuz kanaat oluşturmak, kimi zaman bir insanı küçük düşürüp alay etmek, kimi zaman […]

Continue Reading

Anne ve Babaya Güzel Söz Söylemek

Kuran ayetleriyle hatırlatılan bir başka konu da anneye ve babaya karşı kullanılacak üsluba ilişkindir. Allah Kuran’da, “Biz insana anne ve babasını (onlara iyilikle davranmayı) tavsiye ettik. Annesi onu, zorluk üstüne zorlukla (karnında) taşımıştır. Onun (sütten) ayrılması, iki yıl içindedir. Hem Bana, hem anne ve babana şükret, dönüş yalnız Bana’dır.” (Lokman Suresi, 14) hükmüyle insana annesine ve babasına karşı […]

Continue Reading

“MaşaAllah, Allah’tan Başka Kuvvet Yoktur” Diyerek Konuşmak

İnsanın dünya hayatında karşılaştığı tüm nimetlerin tek hakimi ve tek sahibi Allah’tır. Ancak kimi insanlar Allah’ın kendilerine verdiği nimetlerin asıl sahibinin kendileri olduğunu zannederek gaflete kapılabilmektedirler. Ellerindeki bu imkanlar nedeniyle Rabbimiz karşısındaki acizliklerini unutup kibirlenen bir tavır gösterebilmektedirler. Oysa tüm bunları insana veren Allah, dilediği anda geri almaya güç yetirendir. Bu nedenle insanın sahip olduğu […]

Continue Reading

İstişare Etmek

Kuran ahlakından uzak insanların konuşmalarında dikkat çeken özelliklerden biri de her zaman son sözü söylemeye ve haklı çıkmaya çalışmalarıdır. Karşı tarafın ne dediğini anlayıp bunlardan istifade etmektense, kendi fikirlerini dile getirmeye ve kabul ettirmeye bakarlar. Oysa bilgi düzeyi ne olursa olsun, insanın karşı taraftan öğreneceği bir şeyler olabilir. Karşı taraf daha az bilgili olsa bile, […]

Continue Reading

Hoşgörülü ve Bağışlayıcı Bir Üslup Kullanmak

Allah bir ayetinde “Güzel bir söz ve bağışlama, peşinden eziyet gelen bir sadakadan daha hayırlıdır. Allah hiçbir şeye ihtiyacı olmayandır, yumuşak davranandır.” (Bakara Suresi, 263) hükmüyle müminlere, güzel sözlü, hoşgörülü ve bağışlayıcı bir üslubun makbul olduğunu bildirmektedir. Kuran’da bildirilen bu ahlakın yaşanması, samimi bir imanı ve Allah korkusunu gerektirir. Çünkü kimi insanların güzel ahlak göstermekte en zorlandıkları durumlardan […]

Continue Reading

Alçakgönüllü Bir Tarzda Konuşmak

Müminlerin konuşmalarına alçakgönüllü bir üslup hakimdir. Kuran’da müminlerin bu ahlakına “O Rahman (olan Allah)ın kulları, yeryüzü üzerinde alçakgönüllü olarak yürürler ve cahiller kendileriyle muhatap oldukları zaman ‘Selam’ derler.” (Furkan Suresi, 63) ayetiyle dikkat çekilir. İmanlı insanlar pek çok güzel özelliğe sahip olsalar da, tüm bunların Allah’ın kendilerine bir lütfu olduğunu ve dilediğinde geri alabileceğini bilmenin tevazusu içerisindedirler. Allah […]

Continue Reading

Nezaketli ve Saygılı Bir Üslup Kullanmak

Müminler yine güzel ahlaklarının bir gereği olarak konuşmalarında son derece ‘nezaketli ve saygılı bir üslup kullanırlar’. Karşılarındaki kişinin yaşı, kültür düzeyi, zeka ya da akıl seviyesi, zengin ya da fakir olması onların bu üslubunu değiştirmez. Çünkü onlar Kuran ahlakını, Allah’ın rızasını kazanabilmek için yaşarlar. Karşılarındaki insanları müstakil birer varlık olarak düşünüp, her birine ayrı bir tavır […]

Continue Reading

Nefis ve Hevadan Konuşmamak

Müminlerin konuşmalarına yansıyan bir başka güzel ahlak özelliği de ‘nefisleri ve hevaları adına konuşmaktan titizlikle kaçınmaları ‘dır. İman edenler nefsin insanı daima Allah’ın razı olmayacağı davranışlara sürüklemeye çalıştığını bilirler. Bu nedenle nefislerinin kendilerine telkin ettiği şekilde değil, vicdanlarının ilham ettiği şekilde konuşurlar. Kuran’da müminlerin bu ahlakına Hz. Yusuf (as)’ın tavrı örnek verilmiştir. Kendisine iftira edildiği ve bundan […]

Continue Reading

Sözün En Güzelini Söylemek

Kullarıma, sözün en güzel olanını söylemelerini söyle. Çünkü şeytan aralarını açıp bozmaktadır. Şüphesiz şeytan insanın açıkça bir düşmanıdır. (İsra Suresi, 53) Allah Kuran’da insanlara birbirlerine sözün en güzelini söylemelerini bildirmiştir. İnsan düşünmeden, gelişigüzel bir şekilde de konuşabilir ya da sözü “en güzel şekliyle” söylemeye de gayret edebilir. Allah Katında makbul olduğu umulan ve kişiye Allah’ın rızasını […]

Continue Reading

Şevk ve Heyecanı Yüksek Tutan Bir Üslupla Konuşmak

Müminin üzerindeki sorumluluklardan biri de konuşmalarıyla tüm inananların şevkini, coşkusunu ve heyecanını sürekli ayakta tutmaktır. Samimi bir mümin kendi içinde bu coşku ve şevki her an yaşar ancak şeytanın, müminleri yılgınlığa düşürmeye, şevklerini ve azimlerini kırmaya çalışacağını da bilir. Bu nedenle şeytanın oyunlarına karşı birbirlerini destekler ve bu yönde birbirlerini teşvik ederek şeytanın kışkırtmalarını etkisiz […]

Continue Reading

Müjdeli ve Sevinç Verici Konuşmalar Yapmak

Hiç şüphesiz Allah, müminlerden -karşılığında onlara mutlaka cenneti vermek üzere- canlarını ve mallarını satın almıştır… (Tevbe Suresi, 111) …Allah’tan daha çok ahdine vefa gösterecek olan kimdir? Şu halde yaptığınız bu alışverişten dolayı sevinip-müjdeleşiniz. İşte ‘büyük kurtuluş ve mutluluk’ budur. (Tevbe Suresi, 111) Yukarıdaki ayetiyle Allah müminlere birbirleriyle müjdeleşmelerini hatırlatmaktadır. İman edenlerin sevinçlerinin ve neşelerinin kaynağı, Allah’ın, kendilerini […]

Continue Reading

Akılcı ve Mantıklı Konuşmak

Müminlerin konuşmalarına hakim olan bir diğer özellik de berrak ve keskin bir aklı yansıtan üsluplarıdır. Toplumda yaygın olarak bilinenin aksine her insan akıllı değildir. Allah bu nimeti Allah’a iman eden kimselere vermektedir. İnsanların çoğu zaman akıl zannettikleri ise, aklın üstünlüğüyle asla kıyaslanamayacak bir yetenek olan zekadır. Kuran ahlakından uzak olan bazı insanların çok zekice konuşmalar […]

Continue Reading

Doğru Konuşmak

Müminlerin, konuşmalarına hakim olan özelliklerden biri de, hangi şartlar altında olurlarsa olsunlar, doğru söz söylemeleridir. Kuran’da sırf insanlardan çekindiği için kişinin doğruyu söylemekten kaçınmasının yanlış bir tavır olduğu bildirilmiştir. Bu nedenle müminler her zaman vicdanlarının sesini dinleyerek konuşurlar. Her zaman en güzel, en gönül alıcı sözü söylerler ama yine de bir insanı kırmamak, kızdırmamak ya […]

Continue Reading

Samimi Bir Üslupla Konuşmak

İnsanlar üzerinde en etkili olan konuşma şekillerinden biri samimi konuşmadır. Çünkü hikmetli sözde olduğu gibi, samimi konuşma da doğrudan insanın kalbine ve vicdanına etki eden bir konuşmadır. İnsan samimiyetten etkilenecek şekilde yaratılmıştır. Samimi konuşma; insanı, inanmadığı, desteklemediği ve hatta karşı çıktığı bir fikrin dahi haklı yönlerini görmeye ve dinlediklerini objektif bir biçimde değerlendirmeye yöneltir. Kişiyi […]

Continue Reading

Hikmetli Konuşmak

Hikmetli konuşmak, bir insanın olabilecek en doğru, en faydalı ve en yerinde konuşmayı yapabilmesidir. Ancak hikmetli konuşmanın herhangi bir kuralı yoktur. Yerine, zamanına, hitap edilen kişilere ve içerisinde bulunulan şartlara göre değişir. Dahası hikmetli konuşabilmenin kişinin zeka seviyesiyle, kültür düzeyiyle, tahsil durumuyla ya da teknik bilgisiyle de herhangi bir bağlantısı yoktur. Bu gerçekten habersiz olan […]

Continue Reading

İnsanlara İyiliği Emredip, Kötülükten Men Etmek

İman edenler konuşmalarıyla hem kendileri Kuran ahlakını en güzel şekilde yaşamaya çalışır hem de başkalarını bu ahlakı yaşamaya teşvik ederler. Çünkü Kuran’da müminlerin insanları hayra çağırmak, onlara iyiliği anlatmak ve kötülükten sakındırmakla yükümlü oldukları bildirilmektedir: Sizden; hayra çağıran, iyiliği (marufu) emreden ve kötülükten (münkerden) sakındıran bir topluluk bulunsun. Kurtuluşa erenler işte bunlardır. (Al-i İmran Suresi, 104) […]

Continue Reading

Konuşurken Şeytanın Etkisinde Bir Üsluptan Sakınmak ve Şeytandan Allah’a Sığınarak Konuşmak

Kuran’da şeytanın kıyamete kadar insanları Allah’ın yolundan saptırmaya and içtiği bildirilir. Şeytan isyan ettiği için Allah Katından kovulmuş ve lanetlenmiştir. Amacı kendisi gibi, insanları da isyana sürüklemektir. Bu amacına ulaşabilmesi için Allah şeytana kıyamet gününe kadar süre tanımış ancak onun ‘gerçekten iman etmiş kimseler üzerinde hiçbir etkisinin olamayacağını’ bildirmiştir. Şeytan insanı doğru yoldan saptırmak için ona çeşitli […]

Continue Reading

Konuşmalarda Helale Harama Titizlik Göstermek

Müslümanca konuşmanın en belirgin özelliklerden biri de, kişinin tüm konuşmalarında Kuran’da bildirilen ‘helal haram sınırlarını’ titizlikle korumaya özen göstermesidir. Kuran’ın “Tevbe edenler, ibadet edenler, hamd edenler, (İslam uğrunda) seyahat edenler, rüku edenler, secde edenler, iyiliği emredenler, kötülükten sakındıranlar ve Allah’ın sınırlarını koruyanlar; sen (bütün) müminleri müjdele.” (Tevbe Suresi, 112) ayetiyle insanlara Allah’ın sınırlarını korumaları emredilmiştir. İnsan yaşamı boyunca […]

Continue Reading

Dünya Hayatının Geçiciliğinin Farkında Olan Bir Üslupla Konuşmak

Dünyevi değerleri ilahlaştıran insanların kendilerine has bir üslupları vardır. Konuşmalarından dünya hayatını yaşamlarının asıl amacı haline getirdikleri açıkça anlaşılır. Başkalarında görüp sahip olamadıkları güzelliklerden kimi zaman gıptayla kimi zaman da haset dolu bir üslupla bahsederler. Söz konusu kimselerin içlerinde yaşadıkları bu özenti, dünya hayatına ve ahirete dair gerçeklerden habersiz olmalarından kaynaklanır. Oysa Allah Kuran’da dünya […]

Continue Reading

Allah’a Güvenip Dayanarak Konuşmak

Cahiliye inançlarını taşıyan insanlar başları sıkıştığında, yardıma ihtiyaç duyduklarında ya da bir şeyi elde etmek istediklerinde çözümü dünya hayatında güç sahibi olduğunu düşündükleri odaklarda ararlar. Kimileri nüfuz sahibi eş-dostlarından, kimileri mal, itibar ya da söz sahibi insanlardan medet umarlar. Bütün bu insanların Allah’ın kontrolüyle hareket eden aciz varlıklar olduklarını unuturlar. Bu nedenle onların gözlerine girmeye […]

Continue Reading

Kaderin Mükemmelliğini ve Her Şeyde Hayır Olduğunu Bilerek Konuşmak

Allah her varlığa bir kader takdir etmiştir. Bir insanın hayatı boyunca yaşayacağı her olay, göreceği her insan, çalışacağı her iş, hatta söyleyeceği her söz Allah Katında, daha o insan doğmadan önce belirlenmiştir. Ayrıca Allah zamandan münezzeh olduğu için, canlı cansız tüm varlıkların hayatı Allah Katında yaşanmış ve sonuçlanmıştır. Ancak zamana bağımlı olan insan, olup bitmiş […]

Continue Reading

Konuşmalarda Kuran’ı Rehber Edinmek

Allah bir ayetinde “… Bu bir Kitap’tır ki, Rabbinin izniyle insanları karanlıklardan nura, O güçlü ve övgüye layık olanın yoluna çıkarman için sana indirdik.” (İbrahim Suresi, 1) sözleriyle Kuran’ın indiriliş hikmetlerinden birinin “insanları nura çıkarmak” olduğunu açıklamaktadır. Kuran, indirildiği günden bu yana Allah’ın koruması altındadır ve hiçbir bozulmaya uğramamıştır. İnsanlara bir öğüt ve uyarı olarak indirilmiştir; iman edenler […]

Continue Reading

Kehf Suresi 88

“Kim iman eder ve salih amellerde bulunursa, onun için güzel bir karşılık vardır. Ona buyruğumuzdan kolay olanını söyleyeceğiz.” (Kehf Suresi, 88) Bu ayetten Hz. Zülkarneyn’in sadece bir devlet adamı ve hakim değil, aynı zamanda tebliğci bir Müslüman, bir mürşid olduğu da anlaşılmaktadır. Tebası altındaki insanları eğittiği, onlara Allah’ın rızasına uygun tarzda hükmettiği açıkça anlaşılmaktadır. Hz. […]

Continue Reading

HZ. İSA YERYÜZÜNE İKİNCİ KEZ GELDİĞİNDE, TÜM MÜSLÜMAN VE HIRİSTİYAN ALEMİNİN MANEVİ LİDERİ HZ. MEHDİ OLACAKTIR

Hz. İsa’nın ikinci kez yeryüzüne gelişi, yukarıda açıklandığı gibi Hz. Mehdi’nin görevlerini yerine getirdiği “üçüncü safha”da gerçekleşecektir. Bu dönemde Hz. Mehdi, Peygamberimiz (sav)’in halifesi yani İslam aleminin manevi lideri sıfatıyla dünya çapındaki tüm Müslümanlar arasında İslam Birliği’ni sağlamış olacak ve lider konumunda olacaktır. Aynı dönemde iki ayrı şahsın Peygamberimiz (sav)’in halifesi yani Müslümanların manevi lideri vasfını […]

Continue Reading

Allah’ın Kudretini (Kadrini) Takdir Edebilen Bir Üslup İle Konuşmak

Samimi olarak iman eden bir kişi yaşadığı her olayda Allah’ın aklını, ilmini, sanatını ve gücünü görür ve hayranlıkla Allah’a boyun eğer. Bu samimi sevgi, saygı ve teslimiyet, kişinin tüm hayatına olduğu gibi konuşmalarına da yansır. İman eden bir insan, Allah’ın hiçbir şeye ihtiyacı olmadığını; herkesin ve herşeyin, tüm varlıkların her an O’na muhtaç olduklarını bilir. […]

Continue Reading

Müslümanca Konuşmanın Kuran’da Anlatılan Önemi

İnsanları tanımada en önemli rolü oynayan konulardan biri kişilerin konuşmalarıdır. Hayata bakış açısı, inançlar, fikir ve düşünceler sözlerle ifade edilir. İnsan kalbinde hissettiklerini, zihninde sakladığı düşüncelerini, isteklerini, ideallerini ya da korkularını, ister istemez konuşmalarına yansıtır. Dolayısıyla bir insanın ruh halinin dengeli olup olmadığı, nasıl bir akla ve vicdana sahip olduğu sarf ettiği sözlerden büyük ölçüde […]

Continue Reading

HZ. İSA (A.S.), HZ. MEHDİ (A.S.) ZAMANINDA MÜSLÜMAN OLARAK YERYÜZÜNE İNECEKTİR

HZ. İSÂ, İNCİL’DE, BU ÜMMETİN ÖVGÜ DOLU SIFATLARINI GÖRDÜĞÜNDE, ONLARDAN EYLEMESİ İÇİN ALLAH’A DUÂ ETMİŞ, ALLAH DA ONUN DUÂSINI KABUL ETMİŞTİR. Günü geldiğinde müceddid olarak yeryüzüne inmesi bunun içindir.   (Kütüb-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Feza Gazetecilik, 1996, 14/74) ——————————– Hz. İsa (a.s.) Peygamber Efendimiz (sav)’e ümmet olmak için inecektir. Hakiki İncil’de Muhammed aleyhisselamın üstünlüklerini gören HAZRET-İ […]

Continue Reading

HZ. MEHDİ (A.S.) TÜM MÜSLÜMANLARIN VELİNİMETİ OLACAK; ONUN DÖNEMİNDE TÜM İNSANLARA BOLCA MAL VE HEDİYE DAĞITILACAKTIR

Humran bin A’yan’dan: İmam Muhammed Bakır aleyhisselam şöyle buyurdu: Sanki bu dininizi kanlara bulanmış çırpınır bir halde görür gibiyim. Ve onu sizlere biz ehl-i beyt’ten olan biri (Hz. Mehdi (a.s.)) dışında kimse geri döndüremeyecek. O SİZE YILDA İKİ KEZ HEDİYE GETİRECEK, AYDA İKİ KEZ SİZE RIZIK VERECEK, ilim ve hikmet size onun zamanında verilecek. Öyle ki kadın […]

Continue Reading

Kehf Suresi 37

Kendisiyle konuşmakta olan arkadaşı ona dedi ki: “Seni topraktan, sonra bir damla sudan yaratan, sonra da seni düzgün (eli ayağı tutan, gücü kuvveti yerinde) bir adam kılan (Allah)ı inkar mı ettin?” (Kehf Suresi, 37) Bu ayette bir kişiyi güzel ahlaka davet ederken ya da bir hatırlatmada bulunurken müminlerin nasıl bir yol izlenebileceği tarif edilmektedir. Eğer […]

Continue Reading

TÜM PEYGAMBERLER VE SALİH MÜSLÜMANLAR GİBİ, HZ. MEHDİ (A.S.) DE İNKARCILARIN TUZAK VE İFTİRALARINA MARUZ KALACAKTIR

Bazı kişiler, Hz. Mehdi (a.s.)’nin olağanüstü özelliklere sahip bir varlık olacağını; ona tank, top, silah hatta atom bombasının bile etki etmeyeceğini iddia ettiklerinden, hadislerde belirtilen Hz. Mehdi (a.s.)’nin başına gelmesi muhtemel çeşitli zorlukları da görmezden gelmektedirler. Oysa Peygamberimiz (s.a.v.) hadislerinde, Hz. Mehdi’nin peygamberlerle çeşitli benzerliklere sahip olacağını ve onlar gibi çeşitli zorluklarla mücadele edeceğini belirtmiştir. […]

Continue Reading

ARAPÇA BİLEN MÜKEMMEL MÜSLÜMAN’DIR, BİLMEYEN KUSURLUDUR ANLAMINA GELMEZ

Salih bir Müslüman olmanın en önemli şartlarından biri samimiyettir. Takva sahibi bir mümin olmak için önemli olan Arapça bilmek veya bilmemek değil, Allah’ı çok sevmek, Allah’tan çok korkmak, Allah’ın rızasının en çoğunu aramak ve amaçlamaktır. Her Arapça bilenin iyi Müslüman olacağı veya Arapça bilmeyenin de Müslüman olamayacağı gibi birşey söz konusu olamaz. Dünya genelinde yaklaşık […]

Continue Reading

KURAN’DA MÜSLÜMANLARIN DUALARI

Bakara Suresi 200-202: “… İnsanlardan öylesi vardır ki: “Rabbimiz, bize dünyada ver” der; onun ahirette nasibi yoktur. Onlardan öylesi de vardır ki: “RABBİMİZ, BİZE DÜNYADA DA İYİLİK VER, AHİRETTE DE İYİLİK (VER) VE BİZİ ATEŞİN AZABINDAN KORU” der. İşte bunların kazandıklarına karşılık nasibleri vardır. Allah, hesabı pek seri görendir.”  Bakara Suresi 285: Elçi, kendisine Rabbinden indirilene iman […]

Continue Reading

HZ. MEHDİ (A.S.) HIRİSTİYANLARA İNCİL İLE, MUSEVİLERE TEVRAT İLE MÜSLÜMANLARA KURAN İLE HÜKMEDECEKTİR, ZAMANINDA BÜYÜK BİR ZENGİNLİK VE BOLLUK OLACAKTIR

Hazretleri (Hz. Mehdi (a.s.)) Tevrat’ı ve diğer Kitapları, Antakya’da bir mağaradan çıkartacak ve TEVRAT EHLİNE TEVRAT İLE, İNCİL EHLİNE İNCİL İLE, ZEBUR EHLİNE ZEBUR İLE VE KURAN EHLİNE KURAN İLE EMREDECEKTİR. YERYÜZÜNÜN ÜZERİNDE VE ALTINDA BULUNAN TÜM HAZİNELER ONUN İÇİN BİR ARAYA GETİRİLECEKTİR. Sonra şöyle diyecek, ‘Ey İnsanlar! Dostluklarınızı bozduğunuz, yeryüzünde kan akıttığınız ve Allah’ın haram kıldığı […]

Continue Reading

SAMİMİ MÜSLÜMANLAR HZ. MEHDİ (A.S.) VE TALEBELERİNİ ZAMANLA SEVİP TAKDİR EDECEKLERDİR

… Hz. Peygamber… şöyle dedi: Cebrail bana haber verdi ki, Ehl-i Beyt’im benden sonra zulme uğrayacak. Bu zulüm onlardan olan Hz. Mehdi (a.s.) ortaya çıkıncaya, ONLARIN (HZ. MEHDİ (A.S.) VE TALEBELERİ) ŞANI YÜCELİNCEYE VE İSLAM ÜMMETİ ONLARI SEVMEKTE BİRLEŞİNCEYE KADAR DEVAM EDECEKTİR. O DÖNEMDE ONLARI KÖTÜLEYENLER AZALACAK, SEVMEYENLERİ ZELİL OLACAK VE ÖVENLERİ ÇOĞALACAKTIR. (Hidayet Önderleri, Hz. Muhammed […]

Continue Reading

PEYGAMBERİMİZ (S.A.V.) MÜSLÜMANLARIN DİKKATİNİ MÜNAFIKLARA ÇEKMEKTEDİR

Ali b. Ebi Talib’in (Kerramallahu vecheh) bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur: “Ben ümmetim hakkında bir mümin ya da müşrikten korkmuyorum. ÇÜNKÜ MÜMİNİ (KÖTÜLÜKTEN) İMANI ENGELLER. MÜŞRİKİ DE KÜFRÜ DEFEDER. FAKAT ASIL DİLBAZ MÜNAFIKTAN ENDİŞE ETMEKTEYİM. ÇÜNKÜ O, SİZİN HOŞUNUZA GİDECEK ŞEYLERİ SÖYLER, AMA HOŞUNUZA GİTMEYECEK İŞLERİ YAPAR.” Hadisi Taberani, el-Mu’cemu’l-evsat ve el-Mu’cemu’s-sağir, İlim […]

Continue Reading

TAHA SURESİ; 114-115 (MÜSLÜMANIN HAFIZASI ÇOK GÜÇLÜ, DİKKATİ DE ÇOK KESKİN OLACAK. HİZMETTE KARARLI OLACAK)

ADNAN OKTAR’IN KAÇKAR TV’DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 ARALIK 2010) Adnan Oktar: Taha Suresi, şeytandan Allah’a sığınırım. 114. ayet; “Hak olan, biricik hükümdar olan Allah Yücedir. Onun vahyi sana gelip-tamamlanmadan evvel, Kur’an’ı (okumada) acele etme ve de ki: ‘Rabbim, ilmimi arttır.’” Müslümanlar da, ilimlerinin artması için Allah’a dua edecekler. “Rabbim, ilmimi arttır” diyecekler. Biz de Cenab-ı Allah’a diyoruz; “Rabbim, ilmimi […]

Continue Reading

BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ HAZRETLERİ KENDİSİNDEN 40-50 YIL SONRA DECCALİYETİN ETKİSİNİ ARTIRIP MÜSLÜMANLARA BASKININ ŞİDDETLENECEĞİNİ VE ZULMÜN ARTACAĞINI ANLATMIŞTIR

“ŞU ZAMANDA BİR ADAMIN BİR GÜNAHI BİR KALMIYOR, BAZEN BÜYÜR, SİRAYET EDER (YAYILIR), YÜZ OLUR. (…) BU ZAMANDA, HUSUSAN KIRK-ELLİ SENE SONRA, SEYYİE, FENALIK, İŞLEYENİN ÜSTÜNDE KALMAZ; BELKİ MİLYONLAR NÜFUS-U İSLÂMİYENİN (MÜSLÜMAN NÜFUSUN) HUKUKLARINA TECAVÜZ OLUR. KIRK-ELLİ SENE SONRA ÇOK MİSALLERİ GÖRÜLECEK.” (ESKİ SAİD DÖNEMİ ESERLERİ, HUTBE-İ ŞAMİYE, S. 350-1)

Continue Reading

HZ. MEHDİ (AS) DÜNYANIN DİRLİĞİ, MÜSLÜMANLARIN ONURUDUR

… Abdulaziz b. Müslim şöyle rivayet etmiştir: “İmam Mehdi, ümmetin dizgini, Müslümanların düzeni, dünyanın dirliği ve müminlerin onurudur. O (İmam Mehdi), Allah’ın koyduğu hadleri egemen kılar. Allah’ın dinini savunur. Hikmet, güzel öğüt ve kesin kanıtla insanları Rabbinin dinine davet eder.” (İman Ve Küfür Kitabı / Usul-U Kafi (El-Usul Min El-Kafi) / El-Kuleyni, Cild 1)

Continue Reading

PEYGAMBERİMİZ (SAV); MEHDİ AS’IN ZUHUR ETTİĞİ AHİR ZAMANDA SURİYE’NİN GUTA BÖLGESİ’NDE SAVAŞ OLACAĞINI VE MÜSLÜMANLARIN ŞEHİT EDİLECEĞİNİ BİLDİRMİŞTİR

298/4. Size dünya fetholunacak. Eğer bir menzilde muhayyer kılınırsanız Şam denilen şehre bakın. Zira orası melhamelerde (büyük bir savaş) Müslümanların toplandığı yerdir. Onun karargâhı da “Guta” denilen yer olacaktır. 322/10. Melhame-i Kübra (büyük savaş gününde) gününde müslümanların merkezi Şam şehrinde Guta denilen yerdedir. O gün müslümanların menzillerinin en hayırlısı orasıdır. (Hz. Ebüd-Derdâ RA, Kıyametin Büyük Alametleri) […]

Continue Reading

Hz. İsa Yeryüzüne İkinci Kez Geldiğinde, Tüm Müslüman ve Hıristiyan Aleminin Manevi Lideri Hz. Mehdi Olacaktır

Hz. İsa’nın ikinci kez yeryüzüne gelişi, yukarıda açıklandığı gibi Hz. Mehdi’nin görevlerini yerine getirdiği “ÜÇÜNCÜ SAFHA”da gerçekleşecektir. Bu dönemde Hz. Mehdi, Peygamberimiz (sav)’in halifesi yani İslam aleminin manevi lideri sıfatıyla dünya çapındaki tüm Müslümanlar arasında İslam Birliği’ni sağlamış olacak ve lider konumunda olacaktır. Aynı dönemde iki ayrı şahsın Peygamberimiz (sav)’in halifesi yani Müslümanların manevi lideri […]

Continue Reading

HZ. MEHDİ (AS)’I YARDIMCILARI HİÇ YALNIZ BIRAKMAYACAK MEHDİ İNANANLARLA DESTEKLENECEK

Said’den, Osman bin Hammad’dan, Süleyman bin Harun Ajali’dan, İmam Cafer-i Sâdık (a.s.)’ın şöyle dediği rivayet edildi:  “Kaim Mehdinin yardımcıları onun için saklanmıştır. Herkes gitse de, Allah onun yardımcılarını ona getirecektir. Allah’ın ayette bildirdikleri onlardır: “Eğer bunları tanımayıp-küfre sapıyorlarsa, andolsun, biz buna (karşı) inkâra sapmayan bir topluluğu vekil kılmışızdır.” (En’am Suresi, 89) Ve şöyle bildirmiştir…“…Allah münafıkların yerine […]

Continue Reading

MÜNAFIKLAR KÜFÜR VE MÜSLÜMANLAR ARASINDA FARKLI KİŞİLİĞE BÜRÜNÜRLER

Ebu Hureyre şöyle dedi: Peygamber (sav): “Sen kıyamet günü Allah Katında insanların en şerlisinden bir nevini (iki sınıf halk arasında) ŞUNLARA BİR YÜZLE, BUNLARA BİR YÜZLE GELMEKTE OLAN İKİ YÜZLÜ (MÜNAFIK KİMSE) BULURSUN” buyurdu. (Sahih-i Buhari Cilt 13, syf.6040, Hadis no: 87)   “İnsanların en şerlisi, ŞUNLARA BİR YÜZLE, DİĞERLERİNE BAŞKA BİR YÜZLE GELEN İKİ YÜZLÜ MÜNAFIKLARDIR.” (Seçme Hadisler, Diyanet Y. 101, 102)

Continue Reading